• YOL YARDIMININ KARŞILIĞI NAKDEN ÖDENSE DE AYNİ YARDIM NİTELİĞİNDE OLDUĞU

    İlgili Kanun / Madde
    506 S. SSK/77

    T.C.
    YARGITAY
    10. Hukuk Dairesi     

    Esas No. 2020/6831
    Karar No. 2020/6297
    Tarihi: 09/11/2020        

    l YOL YARDIMININ KARŞILIĞI NAKDEN ÖDENSE DE AYNİ YARDIM NİTELİĞİNDE OLDUĞU
    l AYNİ YARDIMLARIN PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLEMEYECEĞİ

    ÖZETİ hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır.
    Bu kararda sigortalılara ödenen yol ve yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Anılan nitelikte ödemelerde, ödeme yapılan süreye ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır.

    Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere ücret, görülen bir işin karşılığında çalışana işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağdır. Bu duruma göre işverence ödenen yol ve yemek yardımı parasını, görülen bir işin karşılığı değil, 506 sayılı Kanun'un 77/2. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ücrete dâhil edilmeyecek ödemeler arasında yer alan" ayni yardım" olarak tanımlamak ve yol, yemek yardımı yerine bedelinin verilmiş olması nedeniyle bu yardımların niteliğini değiştirmemek gerekir

    DAVA: Dava, nakdi olarak ödenen yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç niteliğinde olmadığının tespiti ile 23.10.2007-30.09.2008 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen sigorta primlerinin yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacı, nakdi olarak ödenen yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç niteliğinde olmadığının tespiti ile 23.10.2007 - 30.09.2008 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 165.855,73 TL’nin işleyecek faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
    II- CEVAP:
    Davalı ... vekili, kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III- MAHKEME KARARI:
    A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Davanın kabulü ile davacı şirkete ait 449420202 - 1110482 - 0342188000 sicil numaralı iş yerinden ödenen 165,855,73 TL yol ücreti sigorta priminin kuruma yatırıldığı tarihleri takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ay başına kadar işleyecek yasal faizi ile davalı kurumdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
    İSTİNAF SEBEPLERİ:
    Davalı Kurum vekili; davacının talep ettiği prim iadelerinin zamanaşımına uğradığını, nakden yol yardımları için ödenen primlerin iadesinin mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirkete ait 449420202-1110482-0342188000 sicil numaralı işyerinde çalışan işçilere 23.10.2007-30.09.2008 tarihleri arası ödenen yol yardımı ödemelerinden işveren hissesine ilişkin toplam 165.855,73 TL kesinti yapıldığı, 506 sayılı Yasa'nın 77/2.maddesi uyarınca yol yardımlarının prime esas kazanca dahil edilmeyeceği, mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
    IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    ... vekili, davacının talep ettiği prim iadesinin zamanaşımına uğradığı, 5510 sayılı yasanın 80.maddesine göre ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulacağından ödenen primlerin iadesinin mümkün olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
    Davacıya ait taleplerin, 23.10.2007 - 30.09.2008 tarih aralıklarına yönelmesi karşısında, davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4958 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 77. maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
    a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,
    b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
    c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
    Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir.
    “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.
    Görüldüğü gibi, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır.
    Bu kararda sigortalılara ödenen yol ve yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Anılan nitelikte ödemelerde, ödeme yapılan süreye ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır.
    Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere ücret, görülen bir işin karşılığında çalışana işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağdır. Bu duruma göre işverence ödenen yol ve yemek yardımı parasını, görülen bir işin karşılığı değil, 506 sayılı Kanun'un 77/2. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ücrete dâhil edilmeyecek ödemeler arasında yer alan" ayni yardım" olarak tanımlamak ve yol, yemek yardımı yerine bedelinin verilmiş olması nedeniyle bu yardımların niteliğini değiştirmemek gerekir.
    Somut olay bakımından ise, Mahkemenin yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç matrahına dâhil edilmemesi gerektiğine dair yaklaşımı isabetli ise de, yol yardımları yapılıp yapılmadığı ile miktarı yöntemince belirlenmeden karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Mahkemece, davacı şirketin dosya arasına sunduğu ve Kurumca doğrulanıp doğrulanmadığı anlaşılmayan bordro icmallerinde yer alan tutarlar esas alınarak, kurumdan sorulmaksızın hesap yapılmak suretiyle ödendiği belirtilen yol yardımı başlığı altındaki tutarlar dikkate alınmış olup, dosya arasındaki belgelerden davalı kurumdan gelen ve yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç içerisinde değerlendirildiğine dair herhangi bir bordro veya belge bulunmamaktadır.
    Mahkemece, öncelikle davacıdan dosyaya CD olarak sunulan ücret bordrolarının asıllarının veya onaylı örneklerinin matbu halde sunulması istenerek, davalı kuruma verildiği esnada bordrolarda hak edilen ücret dışında ayrıca belirtilen yol yardımına dair yardımların varlığı araştırıldıktan sonra, dava konusu dönem içinde, ödenen sigorta primi ve işsizlik sigortası prim tutarları, ait oldukları dönemler ve ödeme tarihleri üzerinden, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, çalışan her bir sigortalı bazında dava konusu dönem içinde ödenen yol yardımı tutarlarının tespit edilmesi ve iadesi gereken tutarın, kurum verileri ile doğrulandıktan ve Kuruma bildirilen aylık prim hizmet belgeleri ile uyumlu olup olmadığı kontrol edildikten sonra usulünce belirlenmesi gerekirken, davacı şirketin dava dilekçesine eklediği belgeler üzerinden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ