• YAŞLILIK AYLIĞININ KESİLMESİ

    YARGITAY
    10. Hukuk Dairesi
     
      Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
      2018/2455
     2019/985
    11.02.2019
    İlgili Kanun / Madde

    5510 S. SSGSSK/17

     
       
    • YAŞLILIK AYLIĞININ KESİLMESİ
    • KURUMUN İPTAL-İPKA İŞLEMİ YAPMASI
    • FUZULİ ÖDEME
    • YAŞLILIK AYLIĞI BAĞLANDIKTAN SONRA ÇALIŞIRKEN YATIRILAN DESTEK PRİMLERİNİN YAŞLILIK AYLIĞININ YENİDEN BAĞLANMASINDA DİKKATE ALINAMAYACAĞI
    •  
     
      ÖZETİ Yargılama sürecinde Kurum tarafından; yukarıda izah edilen dava dışı Fahrettin Yılmaz'ın talebi üzerine yapılan iptal-ipka işlemi dışında, başka iptal-ipka işlemleri yaparak tahsis tarihi itibariyle davacının SSK hizmet süresi 2546 güne indirilmek suretiyle, askerlik borçlanması ve tahsis tarihinden sonraki dönemlerdeki Sosyal Güvenlik Destek Primi ne tabi olmayan uzun vade sigorta kollarına tabi çalışmaları değerlendirilmek suretiyle davacının 06.04.2016 tarihli talebi üzerine 4.060 gün üzerinden 01.05.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
    Tahsis tarihi sonrası Sosyal Güvenlik Destek Primi ne tabi kısa vade sigorta kollarına tabi prim ödemeleri değerlendirilmek suretiyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
    Mahkemece, tahsis tarihi olan 2001 yılı öncesi Kurum tarafından yapılan iptal-ipka işlemlerine karşı iptal davası açması yönünde davacıya HMK 165/2 maddesi kapsamında süre verilip bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bu davaya ilişkin tahsis istemi irdelenmeli ve karar verilmelidir.

     
     
                   

    Davacı, Kurumun borç çıkarma işleminin iptalini ve yaşlılık aylıklarının ödenmeye devam edilmesini istemiştir. 
    Mahkeme, bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmü, davalı Kurum avukatının temyiz etmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; 600 gün askerlik borçlanması ile birlikte 4807 gün SSK hizmeti üzerinden 01.06.2001 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlandığı, davacının hizmet döküm cetvelinde gözüken ve dava dışı Kazım-İpek oğlu Fahrettin Yılmaz'a ait olduğu anlaşılan hizmet sürelerinin Kurum iptal-ipka işlemi ile aktarımın yapıldığı, bu iptal-ipka işleminden sonra; davacının 4158 SSK hizmet süresi ve askerlik borçlanması ile davacının aylığa hak kazanamadığının tespiti üzerine Kurum tarafından davacının aylığının iptal edilerek, 23.11.2006-22.07.2012 tarihleri arası yersiz ödeme sebebiyle borç tahakkuku yapıldığı, mahkemece verilen ilk kararda davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyizi üzerine; iyiniyetli haksız zenginleşenin eldekini tükettiğinin kabulü gerektiği, davacının borçlu olmadığının belirlenmesi gerektiği, davacının ilk tahsise esas alınan tarihten sonra çalışmaları olduğu anlaşılmakla usul ekonomisi de gözetilerek çalıştığı süreler dikkate alınarak alık bağlanma şartlarının oluşup oluşmadığına bakılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada; borçlu olmadığının tespiti ile tahsis tarihinden sonraki Sosyal Güvenlik Destek Primi ne tabi sigortalılık süreleri değerlendirilmek suretiyle 01.09.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Yargılama sürecinde Kurum tarafından; yukarıda izah edilen dava dışı Fahrettin Yılmaz'ın talebi üzerine yapılan iptal-ipka işlemi dışında, başka iptal-ipka işlemleri yaparak tahsis tarihi itibariyle davacının SSK hizmet süresi 2546 güne indirilmek suretiyle, askerlik borçlanması ve tahsis tarihinden sonraki dönemlerdeki Sosyal Güvenlik Destek Primi ne tabi olmayan uzun vade sigorta kollarına tabi çalışmaları değerlendirilmek suretiyle davacının 06.04.2016 tarihli talebi üzerine 4.060 gün üzerinden 01.05.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
    Tahsis tarihi sonrası Sosyal Güvenlik Destek Primi ne tabi kısa vade sigorta kollarına tabi prim ödemeleri değerlendirilmek suretiyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
    Mahkemece, tahsis tarihi olan 2001 yılı öncesi Kurum tarafından yapılan iptal-ipka işlemlerine karşı iptal davası açması yönünde davacıya HMK 165/2 maddesi kapsamında süre verilip bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bu davaya ilişkin tahsis istemi irdelenmeli ve karar verilmelidir.
    Mahkemenin, bu maddi ve hukuki olguları gözetmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ