• YAŞLILIK AYLIĞININ EKSİK HESAPLANMASI

           
    YARGITAY
    10. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2012/12343
    2013/7839
    15.04.2013
    İlgili Kanun / Madde
    1479 S. BağK/26
       
    • YAŞLILIK AYLIĞININ EKSİK HESAPLANMASI
     
    ÖZETİ Kurumun 29.01.2007 tarih 2007/8 sayılı Genelgesinde bu yasal düzenleme dikkate alınarak 2006 yılı memur aylıklarında kat sayı yükseltilmesi nedeniyle kümülatif artış %7,5 oranında gerçekleşmesine rağmen aynı dönemde 5454 sayılı Kanuna göre 506 ve 2925 sayılı Kanunlara göre ödenen gelir ve aylıklardaki kümülatif artış oranı %6,09 oranında gerçekleştiğinden aradaki farkın kapatılması için %1,33 oranında artış yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.  Somut olayda davacının yaşlılık aylığının da %1,33 oranında artırıldığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı halde bilirkişinin hesabına göre bu artış oranı farkının  %3,58 olduğu kabul edilerek sonuca gidildiğinden, mahkemece resmi Kurumlardan bu kümülatif artış oranlarının açıkça kaç olduğunun sorulup aylığa yansıtılacak fark oranın belirlenmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir.
     
                 

                Dava, eksik hesaplandığı iddiasıyla yaşlılık aylığı miktarının tespiti ve farklarının tahsili istemine ilişkindir.

                Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

                Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Hasan Özcan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.           

                Davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süreleri birleştirilmek suretiyle 01.10.1992 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı gerekçesiyle yeniden hesaplanmasını talep ederek dava açmış olduğu anlaşılmaktadır.

                Mahkemece, davacının yaşlılık aylığına 2007 yılında %2,25 oranında artış yapılması gerektiği gerekçesiyle, dava tarihine kadar eksik ödenen 320,70 TL. aylık farkının tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

                01.01.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 30’uncu maddesinin 6’ncı fıkrasında “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre gelir ve/veya aylık ödenenlere, bu kanunlar gereğince ödenmekte olan gelir ve/veya aylık tutarlarında (506 sayılı Kanuna göre gelir ve/veya aylık ödenenlerin bu Kanunun geçici 76’ncı maddesine göre yapılan telafi edici ödemeler dahil), 2006 yılı için 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanuna göre yapılan yıllık kümülatif artış oranı ile aynı dönemde memur aylıklarında katsayıların yükseltilmesi suretiyle yapılan kümülatif artış oranı arasındaki farkı telafi edecek şekilde hesaplanacak fark tutarları 2006 yılı Temmuz - Aralık ayları ödeme dönemleriyle sınırlı olmak üzere bir defada ayrıca ödenir. 2006 yılı ikinci altı aylık döneminde  altı  aydan  daha  az  süreyle  gelir ve/veya aylık almış olanlara yapılacak ödemelerde fiilen yararlanılan gelir ve/veya aylık ödeme döneme sayısı dikkate alınır. Bu şekilde yapılacak ödemenin bir aylık tutarının 2006 yılı Aralık ayı ödeme dönemi gelir ve/veya aylık tutarına ilave edilmesi sonucunda bulunacak tutar, 2007 yılı Ocak ayı ödeme döneminde yapılacak artışlara esas alınır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Söz konusu düzenleme uyarınca Kurumun 29.01.2007 tarih 2007/8 sayılı Genelgesinde bu yasal düzenleme dikkate alınarak 2006 yılı memur aylıklarında kat sayı yükseltilmesi nedeniyle kümülatif artış %7,5 oranında gerçekleşmesine rağmen aynı dönemde 5454 sayılı Kanuna göre 506 ve 2925 sayılı Kanunlara göre ödenen gelir ve aylıklardaki kümülatif artış oranı %6,09 oranında gerçekleştiğinden aradaki farkın kapatılması için %1,33 oranında artış yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.  Somut olayda davacının yaşlılık aylığının da %1,33 oranında artırıldığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı halde bilirkişinin hesabına göre bu artış oranı farkının  %3,58 olduğu kabul edilerek sonuca gidildiğinden, mahkemece resmi Kurumlardan bu kümülatif artış oranlarının açıkça kaç olduğunun sorulup aylığa yansıtılacak fark oranın belirlenmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir.

                Yapılacak iş; 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 30. maddesinin 6. fıkrasında öngörülen yıllık kümülatif artış oranlarını ilgili resmi Kurum ve Kuruluşlardan (TUİK, Maliye, Emekli Sandığı gibi)  sormak, Kurumun bu Yasa’ya  dayanarak çıkardığı 2007/8 sayılı Genelgedeki  %1,33 fark artış oranı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen %3,58 fark oranın neden çelişkili  olduğu da  bilirkişiye açıklattırmak suretiyle, davacının aylığında bu yasa uyarınca uygulanması gereken artışın yapılıp yapılmadığı, varsa eksik kısmının belirlenmesi için alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden rapor almak suretiyle  sonuca gitmektir.

                Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

                O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

                SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ