• TÜZEL KİŞİYE KAYYUM ATANARAK FİİL EHLİYETİNİN SINIRLANDIRILMIŞ OLMASI

     
    YARGITAY
    22. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2013/36872
    2014/805
    23.01.2014
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK. /41,47
       
    • TÜZEL KİŞİYE KAYYUM ATANARAK FİİL EHLİYETİNİN SINIRLANDIRILMIŞ OLMASI
    • KAYYUMUN YETKİLERİ BELİRLENMEDEN DAVAYA DEVAM EDİLEMEYECEĞİ
    •  
     
    ÖZETİ Başka bir anlatımla, davalı şirketin tasarruf yetkisinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı ve buna bağlı olarak davalının davada fiil ehliyetinin mevcut olup olmadığı anlaşılamamıştır. Husumeti doğrudan ilgilendiren bu durumun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerektiği söz götürmez. Bu sebeple davalı şirketin kayyuma veriliş sebebi tespit edilmeli, kayyumun temsile mi, yoksa idareye mi ilişkin olduğu belirlenmeli ve varılacak sonuca göre gerektiği taktirde davanın kayyuma ya da şirket tasfiye durumuna girmişse tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekir iken taraf şartına ilişkin bu yönler üzerinde durulup gerekli işlemler yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
     
     
                 

    DAVA :           Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ramazan ve kurban bayramı, ulusal bayram, genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
                             Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
                             Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Z. Ayan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
                Davacı İsteminin Özeti:
                Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak fesih edildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ödenmeyen ücret alacakları  istemiştir.
                Davalı Cevabının Özeti:
                Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
                Mahkeme Kararının Özeti:
                Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
                Temyiz:
                Kararı taraflar temyiz etmiştir.
                Gerekçe:
                Davalı vekili, 09.07.2011 tarihli dilekçesinde müvekkili şirkete kayyum atandığını, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/671 esas sayılı dosyası ile 15.12.2008 tarihinde kayyum atanmasına karar verildiğini, bu karar gereği müvekkili şirketin faaliyetlerinin gözetim, izin ve onay yetkilerinin kayyuma geçtiğini belirtmiştir. Mahkemece, bu husus üzerinde hiç durulmadan, buna ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmeden, davalı şirketin dava ehliyetine sahip olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulmuştur. Başka bir anlatımla, davalı şirketin tasarruf yetkisinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı ve buna bağlı olarak davalının davada fiil ehliyetinin mevcut olup olmadığı anlaşılamamıştır. Husumeti doğrudan ilgilendiren bu durumun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerektiği söz götürmez. Bu sebeple davalı şirketin kayyuma veriliş sebebi tespit edilmeli, kayyumun temsile mi, yoksa idareye mi ilişkin olduğu belirlenmeli ve varılacak sonuca göre gerektiği taktirde davanın kayyuma ya da şirket tasfiye durumuna girmişse tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekir iken taraf şartına ilişkin bu yönler üzerinde durulup gerekli işlemler yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
                Sonuç:
                Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ