• TİS ZAMMININ UYGULANMAMASINA UZUN SÜRE SES ÇIKKARTMAMA

    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2007/27830
    2007/14717
    10.05.2007
    İlgili Kanun / Madde
    2822 S.TSGLK/6
     
       
    • TİS ZAMMININ UYGULANMAMASINA UZUN SÜRE SES ÇIKKARTMAMA
    • TİS ZAMININ UYGULANMASINDAN İŞÇİNİN BİREYSEL OLARAK VAZ GEÇEMEYECEĞİ
    • TOPLU İŞ SÖZLEŞME DÜZENİNİN BULUNDUĞU İŞYERİ
    • İŞ SÖZLEŞMESİYLE İŞÇİ ALEYHİNE DÜZENLEME GETİRİLEMEYECEĞİ
    •  
      ÖZETİ: Toplu iş sözleşmesinin uygulandığı işyerinde, işçi ile işverenin bir araya gelerek toplu iş sözleşmesi hükümlerini değiştirmeleri mümkün değildir.
    Toplu iş sözleşmesini imzalayan tarafların bu yönde yetkileri olmakla birlikte, somut olayda toplu iş sözleşmesini imzalayan işçi sendikası ile işveren sendikası arasında bu yönde bir girişimde bulunulduğu iddia ve ispat edilmemiştir.Bu noktada işçinin toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca 01.09.2001 tarihinde yürürlüğe giren ücret artışını öngören hükmün uygulanmasından bireysel olarak vazgeçmesi 2822 Sayılı Kanunun 6/1.maddesi uyarınca geçerli değildir.Somut olayda davacının bir feregatı da bulunmamaktadır. İşyerindeki bu uygulama, toplu iş sözleşmesi düzenini öngören 2822 sayılı Yasanın 6. maddesi hükmüne aykırıdır. Gerçekten işverenin ücret artış oranları konusunda tek taraflı kararı ile toplu iş sözleşmesinin hükmüne aykırı şekilde ve işçi aleyhine bir hizmet akti hükmü yürürlüğe sokulmak istenmiş olmakla, bu durum, anılan 6. maddenin ilk cümlesine açık biçimde aykırılık oluşturur.
                 

    DAVA                          :Davacı,      TİS   zammından   kaynaklanan   %21.65   oranındaki   zam   farkı
    nedeniyle eksik saat ücreti, hafta tatili, ikramiye ve fazla mesailerden doğan ücret farkının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
    Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
    1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2.Davacı işçi işyerinde 01.09.2000-31.08.2002 tarihleri arasında uygulanmış olan toplu iş sözleşmesinde öngörülen ve 01.09.2001 tarihinde yürürlüğe giren 3. dönem ücret artışının uygulanmadığından bahisle anılan toplu iş sözleşmesi ile takip eden toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan fark isteklerde bulunmuştur.
    Davalı işveren ise, 2001 yılında ortaya çıkan ekonomik krize bağlı olarak sendikalı işçilerin sendika iie belirlenen değil % 12 oranında zam yapılmasını kabul ettiklerini,TİS.ten kaynaklanan haklarından vazgeçtiklerini .feragatname imzaladıklarını.davacının 2001 yılından itibaren ihtirazı kayıt koymaksızın verilen zam oranlarını kabul ettiğini ,her ay ücret bordrosunu imzalayarak ücretini aldığını aradan dört yıl geçtikten sonra bu yönde talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunmuştur.
    Mahkemece, savunmaya değer verilerek davacının her ne kadar TİS zammından kaynaklanan alacaklardan feragat ettiğine veya TİS zammının % 12 olarak uygulanmasını kabul ettiğine dair herhangi bir belge yok ise de, davacının 2001 yılından iş akdinin feshedildiği 18.08.2004 tarihine kadar uzun süre işyerinin TİS zammı uygulamasına karşı çıkmadığı.işvereni bu konuda temerrüde düşürmediği , iş akdinin feshedilmesinden sonra işyeri uygulamasına karşı çıkmak sureti ile alacak talep etmesinin objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesi ile fark ücret alacağı talebinin reddine karar vermiştir.
    Toplu iş sözleşmesinin uygulandığı işyerinde, işçi ile işverenin bir araya gelerek toplu iş sözleşmesi hükümlerini değiştirmeleri mümkün değildir.
    Toplu iş sözleşmesini imzalayan tarafların bu yönde yetkileri olmakla birlikte, somut olayda toplu iş sözleşmesini imzalayan işçi sendikası ile işveren sendikası arasında bu yönde bir girişimde bulunulduğu iddia ve ispat edilmemiştir.Bu noktada işçinin toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca 01.09.2001 tarihinde yürürlüğe giren ücret artışını öngören hükmün uygulanmasından bireysel olarak vazgeçmesi 2822 Sayılı Kanunun 6/1.maddesi uyarınca geçerli değildir.Somut olayda davacının bir feregatı da bulunmamaktadır. İşyerindeki bu uygulama, toplu iş sözleşmesi düzenini öngören 2822 sayılı Yasanın 6. maddesi hükmüne aykırıdır. Gerçekten işverenin ücret artış oranları konusunda tek taraflı kararı ile toplu iş sözleşmesinin hükmüne aykırı şekilde ve işçi aleyhine bir hizmet akti hükmü yürürlüğe sokulmak istenmiş olmakla, bu durum, anılan 6. maddenin ilk cümlesine açık biçimde aykırılık oluşturur.
    Böyle olunca davacı işçinin toplu iş sözleşmesinin 01.09.2001-28.02.2002 tarihleri arasında geçerli olan ücret artışından yararlanması gerekir.Dosya içinde mevcut bilirkişi raporları ve diğer bilgi ve belgeler bir değerlendirmeye tabi tutularak dava konusu istekler hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ