• TERÖR MAĞDURU

     
    YARGITAY
    10. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2010/10880
    2012/234
    16.01.2012
    İlgili Kanun / Madde
    506 S.SSK/3
       
    • TERÖR MAĞDURU
    • TÜM SİGORTA KOLLARINA BAĞLI PRİM YATIRMIŞ OLMASI
    • GÖREV MALÜLLÜĞÜ
    • TÜM SİGORTA KOLLARINDAN PRİM YATIRILMIŞ OLMASININ YAZILI İRADE TALEBİ OLARAK KABUL EDİLMESİNİN GEREKMESİ
      ÖZETİ: Somut olayda, davacının terör mağduru olduğu ve 3713 sayılı Yasa ile 4131 sayılı Yasanın 3. maddesi hükmü gereğince, 15.01.1997 tarihinden itibaren davalı işverene bağlı işyerinde çalışmaya başladığı, 15.01.1997 – 15.05.2005 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin yatırıldığı, davacının görev malullüğü aylığı alması ve işe giriş tarihinde yazılı talebinin bulunmaması nedeniyle, 06.05.2005 tarihli talebine göre 15.01.1997 – 15.05.2005 dönemine ait tüm sigorta kollarına ait prim belgelerinin iptal edilip, sosyal güvenlik destek primi bordrolarının düzenlenerek kuruma verildiği ve yine, davacının 03.08.2005 tarihli talebine göre, 15.08.2005 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi yanında uzun vadeli sigorta kolları primlerinin de kesildiği, uyuşmazlığın 15.01.1997 – 15.08.2005 döneminde 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması gerektiğinin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
    Davacının, işe giriş tarihinde görev malullüğü aylığı alması nedeniyle 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesi kapsamında yazılı olarak uzun vadeli sigorta kollarından yararlanma talebi yok ise de, işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin kesilmiş olmasının yazılı irade talebi yerine geçeceği, yine bu şekilde görev malullüğü aylığı alıpta,  tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan kişilerden ayrıca 506 sayılı Yasanın 63.maddesinde öngörülen sosyal güvenlik destek primi kesilmemesi gerektiği hususları gözetilerek davanın kabulü yerine, reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
                 

    Dava, davacının görev malullüğü aylığı almakta iken 506 sayılı Yasaya tabi geçen hizmetlerinin 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesine göre tüm sigorta kollarına tabi hizmet olarak değerlendirilmesi istemine ilişkindir.

    Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.

    Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi  Ayşe Barutcu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
     
    Somut olayda, davacının terör mağduru olduğu ve 3713 sayılı Yasa ile 4131 sayılı Yasanın 3. maddesi hükmü gereğince, 15.01.1997 tarihinden itibaren davalı işverene bağlı işyerinde çalışmaya başladığı, 15.01.1997 – 15.05.2005 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin yatırıldığı, davacının görev malullüğü aylığı alması ve işe giriş tarihinde yazılı talebinin bulunmaması nedeniyle, 06.05.2005 tarihli talebine göre 15.01.1997 – 15.05.2005 dönemine ait tüm sigorta kollarına ait prim belgelerinin iptal edilip, sosyal güvenlik destek primi bordrolarının düzenlenerek kuruma verildiği ve yine, davacının 03.08.2005 tarihli talebine göre, 15.08.2005 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi yanında uzun vadeli sigorta kolları primlerinin de kesildiği, uyuşmazlığın 15.01.1997 – 15.08.2005 döneminde 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması gerektiğinin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

    Davacının, işe giriş tarihinde görev malullüğü aylığı alması nedeniyle 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesi kapsamında yazılı olarak uzun vadeli sigorta kollarından yararlanma talebi yok ise de, işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin kesilmiş olmasının yazılı irade talebi yerine geçeceği, yine bu şekilde görev malullüğü aylığı alıpta,  tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan kişilerden ayrıca 506 sayılı Yasanın 63.maddesinde öngörülen sosyal güvenlik destek primi kesilmemesi gerektiği hususları gözetilerek davanın kabulü yerine, reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

    SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.


     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ