• RE’SEN YEMİN TEKLİFİNİN KABUL EDİLMEMESİ


    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2011/121
    2011/5839
    01.03.2011
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/17,32,41
    1475 S. İşK/14
       
    • AVANS MAKBUZU
    • RE’SEN YEMİN TEKLİFİNİN KABUL EDİLMEMESİ
    • MAHSUP İŞLEMİNİN YAPILMASININ GEREKMESİ
      ÖZETİ Davacının ücret alacağı açısından davalının dayandığı 9 adet avans makbuzu yönünden mahkemece resen teklif edilen yemini davacı vekili reddettiği halde karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda bu husus dikkate alınmamış, belirtilen makbuzlarla yapılan ödemeler hesaplanan miktardan mahsup edilmemiştir. Bu şekilde hatalı hesaplama yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak fazla miktarda alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir  
                 


    DAVA                                  :Davacı, ihbar tazminatı, ücret, hafta tatili, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
     Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Ü.Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Davacı vekili müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışırken iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla; ihbar tazminatı, ücret, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı vekili; davacının kendisini mali müşavir olarak tanıtarak tesisin mali işler müdürü olduğunu, serbest muhasebeci olan kimsenin böyle çapta bir tesiste mali işler müdürü olmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece dava konusu alacaklar kısmen hüküm altına alınmıştır.
    Karan davalı vekili temyiz etmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacının ücret alacağı açısından davalının dayandığı 9 adet avans makbuzu yönünden mahkemece resen teklif edilen yemini davacı vekili reddettiği halde karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda bu husus dikkate alınmamış, belirtilen makbuzlarla yapılan ödemeler hesaplanan miktardan mahsup edilmemiştir. Bu şekilde hatalı hesaplama yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak fazla miktarda alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    Kabule göre de, dava dilekçesiyle 1.000,00 TL ücret alacağı talep edilmiş ve 30.07.2010 tarihinde ıslah yapılmıştır. Dosyada davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı halde dava dilekçesindeki miktara dava tarihinden, ıslah edilen miktara ise ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken ücret alacağının tamamına akdin feshi tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesine karar verilmesi ayrı bir bozma nedenidir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.


     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ