• kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırması


    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2014/17715
    2015/30747  
    02.11.2015
    İlgili Kanun / Madde

    4857 S. İşK/41

     
       
    • kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırması
    • taksit günlerinde ödeme yapılmaması
    • dava aşamasında ödenen kıdem tazminatı için red vekalet ücreti taktir edilemeyeceği
    • 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme esasında bir hafta 80 saat bir hafta 60 saat çalışılmış olduğu
      ÖZETİ  Davalı işveren kıdem tazminatının tamamını dava tarihinden önce ve vadesi geldiği halde yatırmayarak davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle dava tarihinden sonra yapılan ödemeye ilişkin redden dolayı davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacının ayrıca yargılama giderinden sorumlu tutulması hatalıdır. Aksine yargılama sırasında ödenen miktarlar için davacı lehinde vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmeli, ayrıca fesih tarihinden ödendiği tarihe kadar da faiz yürütülmesi yönünde hüküm kurulmalıdır
    Mahkemece davacının 15.06.2009 – 30.11.2009 tarihleri arasında haftada 18,5 saat fazla mesai çalışması yaptığı kabul edilmiştir. Davacı 15.06.2009 – 30.11.2009 tarihleri arasındaki 5 aylık sürede çalışma düzeninin 24 saat sürekli çalışma, 24 saat dinlenme şeklinde olduğunu iddia etmiş, B.. Ç.. M.. raporuna göre ayda 154 saat fazla çalışma yapıldığı tespit edilmiştir. Davacının talebi ile bağlı kalınarak 24 saat çalışma- 24 saat dinlenme sistemine göre davacının 1 haftada 80, diğer haftada 60 saat çalıştığı, buna göre 1 haftada 35 saat, diğer haftada 15 saat, ortalama haftada 25 saat fazla mesai çalışması yaptığı, dolayısı ile ayda 100 saat fazla mesai çalışması yaptığı tespit edilmiştir. Fazla mesai çalışması bu hesaplama şekline göre belirlenmesi gerekirken, haftada 18,5 saat fazla mesai yaptığının kabulü hatalıdır
     
     
                 


    Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 
    Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    A) Davacı İsteminin Özeti:  Davacı, 15/06/1994 tarihinde davalı işyeri muhasebe müdürlüğünde hizmetli işçi olarak çalışmaya başladığını, 15/ Ocak 1996 itibariyle işten çıkartıldığını, 2,5 ay sonra 15/03/1996 tarihinde tekrar işe alındığını, 15/03/1996 tarihinden 22/05/2011 tarihine değin sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı, 15/06/1994 tarihinden Aralık 1996 tarihine kadar ki dönemde sigorta primlerinin ödenmediğini, bu dönemle ilgili hizmet süresinin tespiti davasını ayrıca ikame edeceğini, SGK İl müdürlüğüne 15/03/2011 tarihinde müracaat ederek kıdem tazminatına esas yazıyı aldığını, 22/05/2011 tarihinde davalı idareye yazılı dilekçesi ile başvurarak, 1475 sayılı iş kanunun 14. maddesinin 1. fıkra (5) nolu bendi kapsamında emekliye ayrılmak istediğini ve gereğinin yapılmasını talep ettiğini, 14/06/2011 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, en son aldığı net ücretin 1.700 TL olduğunu iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 
     B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının G.. B..'na ait hizmet birimlerinde 15/03/1996 tarihinden 14/06/2011 tarihine kadar işçi statüsünde çalıştığını, davacının 22/05/2011 tarihli dilekçesi ile 14/06/2011 tarihinden geçerli olmak üzere emekli olmak istediğini bildirmiş ve bu çerçeve de G.. B.. E.. 06/06/2011 tarih ve 84 sayılı kararı ile davacının emekli işlemlerinin gerçekleştirildiğini, adına tahakkuk eden 43.631,85 TL kıdem tazminatı alacağının 1 taksiti peşin olmak üzere 5 taksitte ödenmesine karar verildiğini, bu çerçevesinde ve encümen karır gereği olarak 20/06/2011 tarihinde ödenmesi gereken 7.271,98 TL peşinatın, 20/07/2011 tarihinde ödenmesi gereken 7. 271,98 TL, 20/08/2011 tarihinde ödenmesi gereken 7.271,98 TL ve 20/09/2011 tarihinde ödenmesi gereken 7.271,98 TL’nin davacının banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini, 20/102011 ve 20/11/2011 tarihinde ödenmesi gereken taksitler de vadelerinde ödeneceğini, 16 yıl 8 ay 28 gün kıdemi dikkate alınarak kıdem tazminatının hesap edildiğini, kıdem tazminatının hesabında dikkate alınan brüt ücret de davacının iddia ettiği gibi 1.700 TL olmayıp 2.623,23 TL olduğunu, davacıya fazla mesai yaptırılmadığından, genel tatil günlerinde ve bayram tatillerinde çalıştırılmadığını, yasal yıllık izin haklarını kullandığından ücretli izin alacağının bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
     C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kıdem tazminatının tamamının davalı B.. tarafından taksitler halinde ödendiği gerekçesi ile kıdem tazminatı, genel tatil, hafta sonu çalışma ücreti taleplerinin reddine, fazla mesai alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir. 
     D) Temyiz: Kararı davacı yasal süresi içinde temyiz etmiştir. 
     E) Gerekçe: 
     1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 
    2- Mahkemece davacının kıdem tazminatının tamamının davalı B.. tarafından taksitler halinde ödendiği kabul edilerek talebin reddedilmesi nedeni ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak dosya kapsamında yer alan banka hesap ekstrelerinden, H..B..G.. Ş.. bulunan davacıya ait mevduat hesabına G.. B.. tarafından 04.07.2011 tarihinde 7.271,96-TL, 03.08.2011 tarihinde 7.271,98-TL, 10.10.2011 tarihinde 7 271,98-TL , 12.10.2011 tarihinde 7.271,98-TL, 10.11.2011 tarihinde 3.635,99-TL, 14.12.2011 tarihinde 3635,99-TL, 15.12.2011 tarihinde 7.271,95-TL olmak üzere toplam 43.631,83-TL ödeme yapıldığı, 04.07.2011, 03.08.2011 tarihli ödemelerin dava tarihi olan 30.09.2011 tarihinden önce yapılmış olduğu, diğer ödemelerin ise dava açılmasından sonra davacının hesabına yatırıldığı tespit edilmiştir. Davalı işveren kıdem tazminatının tamamını dava tarihinden önce ve vadesi geldiği halde yatırmayarak davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle dava tarihinden sonra yapılan ödemeye ilişkin redden dolayı davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacının ayrıca yargılama giderinden sorumlu tutulması hatalıdır. Aksine yargılama sırasında ödenen miktarlar için davacı lehinde vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmeli, ayrıca fesih tarihinden ödendiği tarihe kadar da faiz yürütülmesi yönünde hüküm kurulmalıdır.
     3- Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. 
     Davacı dava dilekçesinde en son net 1700 TL ücret ile çalıştığını, davalı Belediye’den brüt ücrete dair kayıtların getirtilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının 1700 TL ücretle çalıştığı kabul edilmiştir. Davalı işveren tarafından sunulan ücret bordrolarının incelenmesinde; toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre aile yardımı, çocuk yardımı, yakacak yardımı, yemek yardımı ve diğer sosyal yardım karşılığı tahakkukların yer aldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının net 1700,00 TL aldığını belirtmesi ve devamında brüt ücretin B..’den tespit edilmesini istemesi karşısında toplu iş sözleşmesi uyarınca devamlılık arzeden ve yapılan yardımların eklenmesi ile giydirilmiş ücretin tespit edilmesi gerekmektedir, eksik değerlendirme ile kıdem tazminatının hesabı isabetsizdir.
     4- Mahkemece davacının 15.06.2009 – 30.11.2009 tarihleri arasında haftada 18,5 saat fazla mesai çalışması yaptığı kabul edilmiştir. Davacı 15.06.2009 – 30.11.2009 tarihleri arasındaki 5 aylık sürede çalışma düzeninin 24 saat sürekli çalışma, 24 saat dinlenme şeklinde olduğunu iddia etmiş, B.. Ç.. M.. raporuna göre ayda 154 saat fazla çalışma yapıldığı tespit edilmiştir. Davacının talebi ile bağlı kalınarak 24 saat çalışma- 24 saat dinlenme sistemine göre davacının 1 haftada 80, diğer haftada 60 saat çalıştığı, buna göre 1 haftada 35 saat, diğer haftada 15 saat, ortalama haftada 25 saat fazla mesai çalışması yaptığı, dolayısı ile ayda 100 saat fazla mesai çalışması yaptığı tespit edilmiştir. Fazla mesai çalışması bu hesaplama şekline göre belirlenmesi gerekirken, haftada 18,5 saat fazla mesai yaptığının kabulü hatalıdır.
     5- Mahkemece ulusal bayram – genel tatil ücreti talebi reddedilmiş ise de; davacı tanıklarının beyanlarında bayram tatillerinde nöbetleşe çalışıldığı belirtildiğinden, B.. varsa nöbet kayıtlarının getirtilmeli, gerekirse tanıklardan ne şekilde bayramlarda çalışıldığı açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bayram tatil alacağının olup olmadığına karar verilmelidir. Eksik araştırma ile talebin reddi ayrı bir bozma nedenidir. 
     F) Sonuç:  Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ