• İŞVERENLE İŞÇİ ARASINDAKİ GÜVEN İLİŞKİSİNİN ZEDELENMESİ

     
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2013/9614
    2014/5227
    20.02.2014
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK. /17-21
       
    • İŞVERENLE İŞÇİ ARASINDAKİ GÜVEN İLİŞKİSİNİN ZEDELENMESİ
    • GEÇERLİ FESİH
     
    ÖZETİ Davalı taraf davacının lastik sökme takma makinesi, lastik satışlarına, yolcu taşıma ve direksiyon dersi vermeye ilişkin davacının isminin bulunduğu bir kısım ilanlar sunmuştur. Ayrıca davalı tanıkları depoda bulunan lastiklerin depoda olmadıklarını görünce bunu davacıya sorduklarında davacının kullanılmaz olduklarını söyleyip arkadaşına verdiğini söylediğini beyan etmişlerdir. Davacı tanığı Selahattin Kara davacının imha edilmek üzere kendisine 3-4 tane lastik getirdiğini, lastikleri yakılmak üzere getirdiğini fakat bunları yakmayıp kulübesinin çatısına koyduğunu belirtmiştir.
                Söz konusu ilanlar ve depoda bulunan lastiğin davacı tanığına verilmesi dikkate alındığında davacı işçi ile davalı işverenlik arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu, bu nedenle feshin en azından geçerli olduğu, feshin haklı olduğu savunması ise ileride açılması muhtemel tazminat davasında ayrıca tartışılıp değerlendirilebileceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
     
     
                 

    DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
                Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
                Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E.Sevgi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
                A) Davacı İsteminin Özeti:
                Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 14/05/2009 tarihinden 27/03/2012 tarihine kadar çalıştığını, 27/03/2012 tarihinde davalının düzenlediği ihbarname ile müvekkili ile aralarında yaptıkları iş sözleşmesini davalı şirketin tek taraflı olarak feshettiğini, işten çıkarılma nedeninin belirtilmediği ve feshin hiçbir haklı neden olmaksızın İş Kanunu'na aykırı olarak gerçekleştiğini, feshin geçerli bir nedene dayanmadığını beyanla müvekkilinin işe iadesini, işe başlatılmaması halinde işe başlatılmama tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
                B) Davalı Cevabının Özeti:
                Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin olumsuz tutum ve davranışları nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e fıkrası gereğince feshedildiğini, feshin haklı ve geçerli nedenlerle gerçekleştiğini, davacının 14/05/2009 tarihi itibariyle şoför olarak çalıştığını, şirketin eski lastiklerini sattığını ve bunun şirketin bilgisi dışında gerçekleştiğini, gayri ciddi tavırlar sergilediğini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının eylemleri sonrası müvekkil şirket işverenliği açısından iş ilişkisinin devam edemediğini beyanla açılan davanın reddini savunmuştur.
                C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
                Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshin haklı ve geçerli nedenle feshedildiği kanıtlanmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
                D) Temyiz:
                Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
                E) Gerekçe:
                Somut olayda davalı işverenlikte şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle 4857 Sayılı İş Kanunu m.25/II-e uyarınca feshedilmiştir. Davalı haklı feshe dayandığından fesihten önce savunma alınması gerekmemektedir.
                Davalı cevap dilekçesinde davacının maddi menfaat temin etmek amacıyla şirkete ait araçla bir takım tasarruflar gerçekleştirdiğini, şirketin bilgisi dışında şirkete ait aracın bir takım malzemelerini ve eski lastiklerini sattığını, yine aynı araçla hafta sonları direksiyon dersi verdiğini, şehir dışı görevlendirmelerin dönüşünde para karşılığı yolcu taşıma işi yaptığını belirtilmektedir. Davalı taraf davacının lastik sökme takma makinesi, lastik satışlarına, yolcu taşıma ve direksiyon dersi vermeye ilişkin davacının isminin bulunduğu bir kısım ilanlar sunmuştur. Ayrıca davalı tanıkları depoda bulunan lastiklerin depoda olmadıklarını görünce bunu davacıya sorduklarında davacının kullanılmaz olduklarını söyleyip arkadaşına verdiğini söylediğini beyan etmişlerdir. Davacı tanığı Selahattin Kara davacının imha edilmek üzere kendisine 3-4 tane lastik getirdiğini, lastikleri yakılmak üzere getirdiğini fakat bunları yakmayıp kulübesinin çatısına koyduğunu belirtmiştir.
                Söz konusu ilanlar ve depoda bulunan lastiğin davacı tanığına verilmesi dikkate alındığında davacı işçi ile davalı işverenlik arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu, bu nedenle feshin en azından geçerli olduğu, feshin haklı olduğu savunması ise ileride açılması muhtemel tazminat davasında ayrıca tartışılıp değerlendirilebileceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
                4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
    HÜKÜM :
                Yukarda açıklanan gerekçe ile;
                1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
                2. Davanın REDDİNE,
                3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
                4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı  186.00  TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
                5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
                6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 
    Kesin olarak 20.02.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ