• İŞLETMESEL KARARIN FESHİ ZORUNLU KILDIĞINI KANIT YÜKÜNÜN İŞVERENDE OLMASI

     
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2007/26494
    2007/26906
    18.09.2007
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/18-21
     
    •  
    •  
    • İŞLETMESEL KARARIN FESHİ ZORUNLU KILDIĞINI KANIT YÜKÜNÜN İŞVERENDE OLMASI
    • İŞLETMESEL KARARIN KEYFİLİK DENETİMİNE TABİ OLMASI
      ÖZETİ: 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işletmenin,işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. İşletmeyi veya işyerini etkileyen objektif nedenlerle ortaya çıkan işgücü fazlalığı sonucunda, işçinin işyerinde çalışma olanağı ortadan kalkmış ise fesih için geçerli bir sebebin varlığından söz edilir.İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu işletmesel kararlar alabilir.Ancak, işletmesel karar sonucunda, tedbir olarak düşünülen feshin zorunlu hale gelmiş olması gerekir. Başka bir anlatımla işverenin fesih konusunda keyfi kararlan yargı denetimine tabidir.
    4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2.maddesine göre feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, işletmesel karan uygulamak için aldığı tedbirin feshi zorunlu kıldığını kanıtlamalıdır
                 



    DAVA                         :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini
    istemiştir.
    Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31.maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin,sektörde yaşanan olumsuzluklar, sipariş azalması ve ekonomik nedenlerle küçülme karan alınması, çalıştığı dikim bölümünde de küçülmeye gidilmesi, kadro azaltılması sonucu iş gücü fazlalığı meydana gelmesi nedeni ile önel verilerek feshedildiğini, feshin işletmeden kaynaklanan geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
    Mahkemece savunmaya değer verilerek, 2005 ve 2006 yıllarında toplam 611 işçinin iş sözleşmelerinin feshedilerek fabrikada faaliyete son verildiği, toplu işçi çıkarma prosedürüne uyulduğu, fesihte sendikalı ve sendikasız ayrımına gidilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işletmenin,işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. İşletmeyi veya işyerini etkileyen objektif nedenlerle ortaya çıkan işgücü fazlalığı sonucunda, işçinin işyerinde çalışma olanağı ortadan kalkmış ise fesih için geçerli bir sebebin varlığından söz edilir.İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu işletmesel kararlar alabilir.Ancak, işletmesel karar sonucunda, tedbir olarak düşünülen feshin zorunlu hale gelmiş olması gerekir. Başka bir anlatımla işverenin fesih konusunda keyfi kararlan yargı denetimine tabidir.
    4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2.maddesine göre feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, işletmesel karan uygulamak için aldığı tedbirin feshi zorunlu kıldığını kanıtlamalıdır.
    Somut uyuşmazlıkta, tekstil sektöründen faaliyet gösteren davalı işveren, sektördeki sipariş azalması ve ekonomik nedenlerle küçülme karan aldığını ve buna dayanarak personel fazlası işçilerini iş sözleşmesini feshettiğini savunmuştur. Mahkemece bu konuda avukat bir bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiş, anılan bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişiden rapor alınması hususu mahkemenin taktirine bırakılmıştır. Yine bilirkişi raporunda, işyerinin kapatılması ile ilgili kaydı bilgilerin dosyada bulunmadığı açıklanmıştır.
    Mahkemece anılan hususlarda gerekli araştırmaya gidilmemiş ve özellikle işyerinin kayden ve filen kapatılıp kapatılmadığı araştırılmamıştır. Bu konuda tanık beyanları ile yetinilmesi doğru değildir. Gerekirse, işyerinde keşif de icra olunarak, tekstil mühendisi, mali müşavir ve hukukçu bir bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve geçerli fesih nedenlerinin olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu arada 2005 yılında işverence gerçekleştirilen fesihler sonrasında aynı işverene karşı açılan işe iade davalarının sonuçları araştırılmalı ve davaya konu olayla benzerlik ya da farklılık olup    olmadığı değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
    Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,  18.09.2007 gününde karar oybirliğiyle karar verildi.

     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ