• İŞLETME GEREKLERİNDEN KAYNAKLANAN FESİH

     
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2009/24277
    2009/17365
    22.06.2009
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/18-21
     
    •  
    • İŞLETME GEREKLERİNDEN KAYNAKLANAN FESİH
    • TUTARLILIK DENETİMİ
      ÖZETİ: . işçi alımı ve çıkarılmasını gösteren işyeri SSK bildirgeleri getirtilmediği gibi işverenin işten çıkarmada kriter olarak belirttiği, önce gönüllü işçiler, sonra emekliliği gelenler, daha sonra karı koca işçiler arasında birini tercih ettiği olguları araştırılmamış ve bu konuda işletmede veya işyerinde çalışan tüm işçilerin, görev tanımları, işletme işyeri organizasyon şeması, işten çıkarılacak işçilerin, işyeri şahsi sicil dosyası, görev tanımları ve çalıştıkları bölümleri gösteren kayıtlar incelenmemiş bozma gerekleri tam yerine getirilmemiştir. Daha önceki bozmada belirtildiği gibi öncelik davacının istihdam fazlası olup olmadığı, işverenin tutarlı davranıp davranmadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı somut olarak araştırılmalı ve işverenin işten çıkarılacakları belirlemede uyguladığını belirttiği kriterlere uyup uymadığı denetlenmelidir. Özellikle fesih sonrası daha fazla istihdam edilen bölümde çalışan ve iş sözleşmesi feshedilen işçinin istihdam fazlası olduğu düşünülemez. Diğer bölümlerde ise işçi azaltıldığı dikkate alındığında işverenin tutarlı davranıp davranmadığı yönünden SSK kayıtları getirtilerek, fesihten önce ve sonra işçi alınıp alınmadığı, feshin kaçınılmazlığı yönünden ise işçinin başka bölümde değerlendirme olanağı olup olmadığı araştırılmalı ve son olarak her bölümde çalışan ve çıkarılan işçilerin şahsi sicil dosyaları ve görev tanımları incelenerek, işverenin işten çıkarma da uyguladığı önce gönüllü olanlar, sonra emekliliği gelenler, daha sonra ise karı koca işçiden birinin işten çıkartıldığı kuralına uyup uymadığı denetlenmelidir. Bu konuda özellikle her bölümde kaç işçi çıkarılması kararı alındığı, kaç gönüllü işçinin ayrıldığı, emekliliği gelenlerden halen çalışan olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır  
                 

    DAVA                                 :Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
    Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı işveren vekili, olumsuz piyasa ve ekonomik koşullarda şirketin rekabet gücünün arttırılarak, rekabete daha etkin katılabilmesi amacıyla yalın ve verimli bir organizasyon yapısının kurulması, is süreçlerinin basitleştirilmesi, fonksiyon birleştirilmesi, yeni organizasyon ve iş yapış tarzında işgücüne ihtiyaç kalmayacak personelin azaltılması kararı çerçevesinde davacının çalıştığı bölümdeki kadrosunun iptal edildiğini, işgücüne ihtiyaç kalmaması nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesihte önce gönüllü, soma emekliliği gelenleri, daha sonra da karı koca çalışanlardan birini tercih ederek objektif davranıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşum
    Mahkemece verilen feshin geçersizliğine dair ilk kararın Dairemizce '"İşverenin yeniden yapılanma kararı aldığını, bazı bölümleri kaldırdığını, bazı bölümlerde ise işçi azaltılmasına gittiğini savunduğu, buna ilişkin organizasyon şeması ve kararlar sunduğu, bu doğrultuda toplu işçi çıkarma kararı aldığı, çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde önce gönüllük, sonra emekliliği gelenleri, daha sonra ise karı koca işçilerden biri gibi kriterleri uyguladığı ve davacı işçinin iş sözleşmesini feshettiği, alınan bu işletmesel kararlar sonrası kapatılan ve kadrosu lağvedilen bölümler ile istihdam azaltılmasına karar verilen bölümlerde istihdam fazlalığı meydana geleceği, davalı işverenin bu kararı tutarlı bir şekilde uyguladığını, feshin kaçınılmaz olduğunu kanıtladığı ve kendisini çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde bağlayan kurala uyduğu takdirde, feshin geçerli nedene dayandığının kabul edilmesi, tutarlılık ve ölçülülük denetimi kapsamında, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, davacının aynı veya başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davalı işvereni işten çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde kendisini bağlayan kurala uyup uymadığı yönünden somut olarak araştırma yapılması, bunun içinde işletmesel karara ilişkin belgelerin yanında, işletmede veya işyerinde çalışan tüm işçilerin görev tanımları işletme, işyeri organizasyon şeması, işten çıkarılacak işçilerin, işyeri şahsi sicil dosyası, görev tanımları ve çalıştıkları bölümleri gösteren kayıtlar ile fesihten önce ve sonrasını kapsayacak şekilde işçi alın ve çıkarılmasını gösteren işyeri SSK bildirgeleri getirilmesi, işyeri keşif yapılarak, özellikle işletmenin faaliyet alanını ve iş organizasyonunu bilen uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılması ve feshin belirtilen ilkelere göre geçerli nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerektiği, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
             Mahkemece bozma üzerine keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının iş sözleşmesinin organizasyonel değişiklik sonucu kadro azaltılması ve iptali sonrası feshedildiği, görevin uygun başka yerde değerlendirme olanağı olmadığı feshin işletme ve işyeri gereklerine dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Bozma üzerine işyerinde biri hukukçu, diğeri mali müşavir olan iki bilirkişi marifeti ile keşif yapıldığı, davacının çalıştığı işyerince fesihten önce 284, sonra 238 işçi, davalıya ait tüm İşyerlerinde fesihten önce 887 işçi, fesihten sonra ise 836 işçi çalıştığı, genellikle her bölümde işçi çıkarıldığı sadece bir bölümde fesihten önce 6. fesihten sonra ise 10 işçi çalıştırıldığı anlaşılmaktadır Ancak Bozmada belirtilmesine rağmen işçi alımı ve çıkarılmasını gösteren işyeri SSK bildirgeleri getirtilmediği gibi işverenin işten çıkarmada kriter olarak belirttiği, önce gönüllü işçiler, sonra emekliliği gelenler, daha sonra karı koca işçiler arasında birini tercih ettiği olguları araştırılmamış ve bu konuda işletmede veya işyerinde çalışan tüm işçilerin, görev tanımları, işletme işyeri organizasyon şeması, işten çıkarılacak işçilerin, işyeri şahsi sicil dosyası, görev tanımları ve çalıştıkları bölümleri gösteren kayıtlar incelenmemiş bozma gerekleri tam yerine getirilmemiştir. Daha önceki bozmada belirtildiği gibi öncelik davacının istihdam fazlası olup olmadığı, işverenin tutarlı davranıp davranmadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı somut olarak araştırılmalı ve işverenin işten çıkarılacakları belirlemede uyguladığını belirttiği kriterlere uyup uymadığı denetlenmelidir. Özellikle fesih sonrası daha fazla istihdam edilen bölümde çalışan ve iş sözleşmesi feshedilen işçinin istihdam fazlası olduğu düşünülemez. Diğer bölümlerde ise işçi azaltıldığı dikkate alındığında işverenin tutarlı davranıp davranmadığı yönünden SSK kayıtları getirtilerek, fesihten önce ve sonra işçi alınıp alınmadığı, feshin kaçınılmazlığı yönünden ise işçinin başka bölümde değerlendirme olanağı olup olmadığı araştırılmalı ve son olarak her bölümde çalışan ve çıkarılan işçilerin şahsi sicil dosyaları ve görev tanımları incelenerek, işverenin işten çıkarma da uyguladığı önce gönüllü olanlar, sonra emekliliği gelenler, daha sonra ise karı koca işçiden birinin işten çıkartıldığı kuralına uyup uymadığı denetlenmelidir. Bu konuda özellikle her bölümde kaç işçi çıkarılması kararı alındığı, kaç gönüllü işçinin ayrıldığı, emekliliği gelenlerden halen çalışan olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ