• İŞE İADE DAVASI SÜRERKEN İŞÇİNİN SENDİKA ÜYESİ OLMASI

    11827İlgili Kanun / Madde
    2821 S.SK/22
    2822 S.TSGLK/9

    T.C
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ

    Esas No. 2008/28644
    Karar No. 2009/11827
    Tarihi: 28.04.2009                     

    l İŞE İADE DAVASI SÜRERKEN İŞÇİNİN SENDİKA ÜYESİ OLMASI
    l ÜYELİĞİN NOTERCE SENDİKAYA BİLDİRİLMESİ
    l SENDİKA ÜYELİĞİNİN BİR AY SONRA KAZANILMASI
    l TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN YARARLANMA

    ÖZETİ: Davacının iş sözleşmesinin feshi işe iade sonrasında işverence işe başlatılmadığı tarih olan 22.7.2006 tarihinden gerçekleşmiştir. Davacı işçinin sendika üyeliğinin işverene bildiriminden itibaren bir ay içinde reddedilmediği için, davacının 2821 sayılı yasanın 22/3. maddesine göre 27.3.2005 tarihinde sendika üyesi sıfatını kazandığı anlaşılmaktadır.
    Toplu iş sözleşmesinden yararlanma ise, salt sendika üyeliğine bağlı değildir. 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9. maddesinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır.
    Aynı hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sona üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tarafından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
    Davacı işçinin üyeliği sendika tarafından işverene bildirilmemiş ise de, işe başlatmama tarihinde işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi 12.7.2006 tarihinde imzalanmış olup, anılan toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından önce davacı işçi sendika üyesi olduğuna göre toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yararlanma hakkı bulunmaktadır. 

    DAVA: Davacı, kıdem, ihbar tazminatlarıyla izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Davacı işçi iş sözleşmesinin 1.2.2005 tarihinde işverence feshinden sonra feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davası açmış ve yapılan yargılama sonunda feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair karar verilmiştir. Davacı işçinin süresi içinde işe başlama yönünde başvurusuna rağmen işe başlatılmadığı da dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
    Bu arada davacı işçi sendikaya üyelik yönünde noterden işlem yaptırmış ve yazı 25.2.2005 tarihinde sendikaya bildirilmiştir Sendika tarafından davacı işçinin üyeliğinin kabulüne dair bir karar alınmamış dolayısıyla üyeliğin işverene bildirimi yoluna gidilmemiştir.
    Davacı işçi açmış olduğu temyize konu bu davada ise, işe başlatmama tarihinde gerçekleşen fesihte sendika üyesi olduğunu bildirmiş ve işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre hesaplanacak olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesini talep etmiştir. Mahkemece isteklerin toplu iş sözleşmesinde yararlanamayacağı gerekçesiyle emsal işçiye göre yapılan hesaplamalar doğrultusunda isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
    Davacının iş sözleşmesinin feshi işe iade sonrasında işverence işe başlatılmadığı tarih olan 22.7.2006 tarihinden gerçekleşmiştir. Davacı işçinin sendika üyeliğinin işverene bildiriminden itibaren bir ay içinde reddedilmediği için, davacının 2821 sayılı yasanın 22/3. maddesine göre 27.3.2005 tarihinde sendika üyesi sıfatını kazandığı anlaşılmaktadır.
    Toplu iş sözleşmesinden yararlanma ise, salt sendika üyeliğine bağlı değildir. 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9. maddesinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır.
    Aynı hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sona üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tarafından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
    Davacı işçinin üyeliği sendika tarafından işverene bildirilmemiş ise de, işe başlatmama tarihinde işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi 12.7.2006 tarihinde imzalanmış olup, anılan toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından önce davacı işçi sendika üyesi olduğuna göre toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yararlanma hakkı bulunmaktadır. Fesih tarihindeki hakların toplu iş sözleşmesine göre hesaplanarak kabul edilmesi gerekirken, bir önceki toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden söz edilerek bu yöndeki talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ