• İŞÇİNİN RAPOR NEDENİYLE İŞE DAVAM ETMEMESİ


    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
     2014/9866
    2014/14424
    05.05.2014
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK. /18-21

     
       
    • İŞÇİNİN RAPOR NEDENİYLE İŞE DAVAM ETMEMESİ
    • GEÇERSİZ VE HAKSIZ FESİH
      ÖZETİ Dosya içeriğine ve tanık anlatımlarına göre davacı 05.03.2010 tarihinde rahatsızlığı nedeni ile doktora gitmek için izin istemiş ve izin verilmiştir. Davacı aynı tarihte doktora gitmiş ve rahatsızlığı nedeni ile 10 gün rapor almıştır. Tanık anlatımlarına göre ise izin alındıktan sonra raporun istirahat bitimi verilmesi işyerinde uygulama halini almıştır. Davacının izin alarak 10 günlük rapor aldıktan sonra takip eden iş günlerinde işe gelmesinin istenmesi ve izin verilmediği savunması sonuca etkili değildir. Davacının davranışı güven ilişkisini zedeleyici ve zarar verici nitelikte değildir. İşverenin feshi geçerli ve haklı nedene dayanmamaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
     
     
         
                 

    DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine  karar verilmesini istemiştir.
                Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir
                Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Davacı vekili, davalı işyerinde çalışan ve 05.03.2010 tarihinde Cuma günü rahatsızlığı nedeni ile izin alarak doktora giden davacının iş sözleşmesinin daha sonra devamsızlık yaptığı gerekçesi ile feshedildiğini, feshin geçerli ve haklı nedene dayanmadığını belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
                       Davalı vekili ise davacının izinsiz ve mazeretsiz 08-09 ve 10.10.2010 tarihlerinden devamsızlık yaptığını, rapor ibraz etmediğini, feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur.
                      Mahkemece verilen ilk kararın tanık beyanları arasında çelişki giderilmediği ve eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile bozulmasından sonra yapılan yargılama sonunda, davacının cuma günü bankada operasyon yönetmeni olarak görev yapan ve tanık olarak dinlenen işveren çalışanını arayarak cuma günü için izin girişi yaptırdığı ve ardından gelecek hafta içinde izin istediğini bildirdiği, bunun üzerine insan kaynakları ile görüşülüp kendisine dönüleceği bilgisinin verildiği insan kaynakları ile yapılan görüşmede yoğunluk nedeni ile izin verilemeyeceğinin kendisine bildirildiği, davacının buna rağmen 05.03.2010 tarihinden başlayarak 10 günlük sağlık raporu aldığı ve bu raporunu her üç tanığın beyanı birlikte değerlendirildiğinde kuruma zamanında sunmadığı, bu nedenle işe gelmediğine dair tutanakların tutulduğu kanaatine varıldığı, davacının yapmakta olduğu görevi, kendisine izin verilemeyeceğinin söylenmesine rağmen göreve gelmeyerek rapor alması ve bu raporu da zamanında yönetime sunmamasının taraflar arasında iş akdinin gereği olan sadakat ve bağlılık ile bağdaşmadığı ve aradaki güven ilişkisine zarar verici nitelikte olması nedeni ile taraflar arasındaki iş ilişkisinin devamının beklenemeyeceği ve akdin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
                      Dosya içeriğine ve tanık anlatımlarına göre davacı 05.03.2010 tarihinde rahatsızlığı nedeni ile doktora gitmek için izin istemiş ve izin verilmiştir. Davacı aynı tarihte doktora gitmiş ve rahatsızlığı nedeni ile 10 gün rapor almıştır. Tanık anlatımlarına göre ise izin alındıktan sonra raporun istirahat bitimi verilmesi işyerinde uygulama halini almıştır. Davacının izin alarak 10 günlük rapor aldıktan sonra takip eden iş günlerinde işe gelmesinin istenmesi ve izin verilmediği savunması sonuca etkili değildir. Davacının davranışı güven ilişkisini zedeleyici ve zarar verici nitelikte değildir. İşverenin feshi geçerli ve haklı nedene dayanmamaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
                      4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
    HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
     1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
                     3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının  4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
                    4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
    5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
                    6. Davacının yaptığı 55.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
                    7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 ,-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 
     Kesin olarak 05.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ