• İŞÇİNİN DAVRANIŞLARINDAN KAYNAKLANAN FESİH

     
    YARGITAY
    22. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2013/15096
    2013/15718
    27.06 .2013
    İlgili Kanun / Madde
    4857. İşK/ 18-21
       
    • İŞÇİNİN DAVRANIŞLARINDAN KAYNAKLANAN FESİH
    • HAKİMİN OLAYI AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ÇERÇEVESİNDE TUTANAKLARDA İMZALARI BULUNAN İŞÇİLERİN DİENLENMESİNİN GEREKMESİ
    •  
     
    ÖZETİ Yargılama sırasında davacı tanıkları dinlenmiştir. Davalı vekili ise delil olarak işçinin özlük dosyasına dayandıklarını bildirmiş olup, bu dosya içeriğinde çeşitli ihtar ve savunmaların yanında 21.09.2012 tarihini taşıyan ve feshe neden olan olaya ilişkin düzenlenmiş tutanak yer almaktadır. Söz konusu tutanağı imzalayan kişiler hakimin olayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında re'sen dinlenerek içeriklerini doğrulayıp doğrulamadıkları sorulmalı, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
     
     
                 


    DAVA                                 : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini
    istemiştir.
                                       Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
                                       Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedene dayanmaksızın işverence sona erdirildiğini, feshe konu olayda işçinin amirine diğer işçilerin yanında azarlayıcı bir tavırla konuşması üzerine kendisini azarlamaması gerektiğini söylediğini, bu durumun amirini tehdit olarak algılanamayacağını, hak etmediği bir azarla karşılaşan davacının amirine herkesin içinde bir daha kendisini bu şekilde azarlamamasını söylemesinin oldukça doğal insani bir tepki olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, işverenin iş sözleşmesinin feshinde iyiniyetli hareket etmediği, feshin geçerli nedene dayanmadığı değerlendirilerek işe iadeye karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe:
    Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. Yargılama sırasında davacı tanıkları dinlenmiştir. Davalı vekili ise delil olarak işçinin özlük dosyasına dayandıklarını bildirmiş olup, bu dosya içeriğinde çeşitli ihtar ve savunmaların yanında 21.09.2012 tarihini taşıyan ve feshe neden olan olaya ilişkin düzenlenmiş tutanak yer almaktadır. Söz konusu tutanağı imzalayan kişiler hakimin olayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında re'sen dinlenerek içeriklerini doğrulayıp doğrulamadıkları sorulmalı, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alman temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.06.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY

    Dava, iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen isçinin feshin geçersizliğine karar verilmesi istemine ilişkindir.
    Davalı işveren, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece feshin haklı veya geçerli nedene dayandığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde ustabaşı olarak çalışan davacı işçinin vardiya amirini tehdit ettiği gerekçesiyle iş sözleşmesinin tazminatsız olarak feshedildiği bildirilmiştir.
    4857 sayılı İş Kanunu'nun 20.maddesine göre feshin geçerli nedene dayandığının ispat yükü işverene aittir. Davalı taraf cevap dilekçesi vermediği gibi, mahkemece verilen süreye rağmen ayrı bir delil listesi de sunmamıştır. Yargılama sırasında davalı vekili özlük dosyasını sunduklarını başkaca delillerinin bulunmadığını belirtmiştir.
    Sayın çoğunluk olayın aydınlatılması bağlamında tutanak tanıklarının dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle ile kararın bozulması yönünde görüş ortaya koymuş ise de, davalı tarafça tanık listesi verilmemiştir. Tutanağın sunulması, tutanak düzenleyicilerinin tanık —olarak dinlenmesi talebini içermez. Davalı taraf tanık listesi sunmadığı halde tutanak tanıklarının dinlenmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25.maddesinde öngörülen "taraflarca getirilme ilkesi'ne aykırı düşer. Anılan hükme göre kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Maddede dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi vurgulanmıştır. Somut olayda feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle hâkimin re'sen delil toplama yetkisinden söz edilemez.
                Ote yandan, 6100 sayılı Kanun'un 31.maddesinde düzenlenen "hâkimin davayı aydınlatma ödevi" hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus bulunmamaktadır. Dosyada mevcut maddi ve hukuki delillere göre davacının iş sözleşmesinin geçerli nedene dayandığı davalı işverence kanıtlanmamıştır. Kararın onanması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.27.06.2013
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ