• İŞÇİ ADINA SENDİKANIN DAVA AÇABİLMESİ İÇİN İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI İŞKOLUNDA ÖRGÜTLENMİŞ OLMASININ GEREKMESİ

    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/18-21
    2821 S.SK/22,31

    T.C
    YARGITAY
    9.HUKUK DAİRESİ

    Esas No:  2006/10869
    Karar No: 2006/15169
    Tarihi:      22.05.2006

    l İŞÇİ ADINA SENDİKANIN DAVA AÇABİLMESİ İÇİN İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI İŞKOLUNDA ÖRGÜTLENMİŞ OLMASININ GEREKMESİ
    l İŞÇİYE DAVASINI BİZZAT YA DA VEKİLİ ARACILIĞI İLE TAKİP ETMESİ İÇİN SÜRE VERİLMESİNİN GEREKMESİ

    ÖZETİ: Dosya içeriğine göre davacı işçinin dava dışı İzmir Metro A.Ş.nin güvenlik hizmetlerini ihale ile üstlenen davalı şirkette güvenlik elemanı olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiği, davacının Demiryol-İş Sendikasının üyesi olduğu ve davacı adına söz edilen sendika vekili tarafından dava açıldığı anlaşılmaktadır. Asıl işveren İzmir Metro A.Ş.nin 19 nolu işkolunda faaliyet gösterdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirkete ait işyeri için adı geçen sendikaca toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine İzmir 2. İş Mahkemesinin 2005/1564 esas sayılı dava açıldığı ve davanın derdest olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işyerinin davacının üyesi olduğu sendikanın kurulu bulunduğu işkolundan farklı bir işkoluna girip girmediği anılan dava sonucunda kesinlik kazanacaktır. Davacının farklı bir işkoluna giren işyerinde çalıştığının ortaya çıkması durumunda adı geçen sendika ile üyelik ilişkisi sona erdiğinden davacı adı adına dava açması mümkün değildir. Ancak, salt bu durum davanın reddini gerektirmez. Davacıya davasını bizzat ya da vekil aracılığı ile takip etmesi için süre verilmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.

    DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
    Davalı işveren vekili, İzmir Metro A.Ş.nin güvenlik hizmetini ihale ile üstlenen şirket nezdinde ve güvenlik elemanı olarak çalışan davacının üyesi olduğu sendikanın şirketin faaliyet gösterdiği iş kolu ile ilgisi bulunmadığını ve davacı adına sendika vekilinin dava açamayacağını, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
    Mahkemece, İzmir 2.İş Mahkemesinin 2005/1564 Esas sayılı dosyasında Demiryol-İş Sendikası tarafından Çalışma Bakanlığı aleyhine davalı şirkette çalışan işçilerle ilgili olarak onlar adına TİS düzenleme yetkisinin bulunduğunun tespiti yönünden açılan davanın derdest olduğu, ayrıca Yüksek Hakem Kurulu tarafından 1.11.2003-31.10.2005 arası toplu iş sözleşmesinin yapıldığı 12.10.2005 tarihinde yeni toplu iş sözleşmesi için tekrar yetki başvurusunda bulunan Demiryol-İş sendikasına 19 nolu iş kolunda faaliyet gösteren İzmir Metro A.Ş. işyeri için TİS yapma yetkisinin verildiğinin anlaşılmasına göre davacı adına bu sendikanın dava açmasına yasal bir engel bulunmadığı, aksine bir yaklaşımın sendikal örgütlenmeyi engelleyici nitelik taşıyacağı, davalı işverenin fesih nedenini somut olarak ortaya kayamadığı, geçerli ve haklı feshin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İşçi adına, üyesi olduğu sendikanın yetkili olması için, sendikanın davacının çalıştığı iş kolunda örgütlenmesi gerekir. Bir başka anlatımla, davacı sadece işyerinin bağlı olduğu işkolundaki sendikaya üye olabilir. Farklı işkolundaki sendikaya üye olması halinde 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 22. maddesi uyarınca, üyelik geçersiz olacağından, söz konusu sendikanın işçi adına dava açma olanağı yoktur. Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren vekili, işverenin güvenlik hizmeti verdiğini ve genel iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davacının ise 19 nolu demiryolu taşımacılığı işkolunda örgütlenen sendikaya üye olduğunu savunmuştur.
    Dosya içeriğine göre davacı işçinin dava dışı İzmir Metro A.Ş.nin güvenlik hizmetlerini ihale ile üstlenen davalı şirkette güvenlik elemanı olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiği, davacının Demiryol-İş Sendikasının üyesi olduğu ve davacı adına söz edilen sendika vekili tarafından dava açıldığı anlaşılmaktadır. Asıl işveren İzmir Metro A.Ş.nin 19 nolu iş kolunda faaliyet gösterdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirkete ait işyeri için adı geçen sendikaca toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine İzmir 2.İş Mahkemesinin 2005/1564 esas sayılı dava açıldığı ve davanın derdest olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işyerinin davacının üyesi olduğu sendikanın kurulu bulunduğu iş kolundan farklı bir iş koluna girip girmediği anılan dava sonucunda kesinlik kazanacaktır. Davacının farklı bir iş koluna giren işyerinde çalıştığının ortaya çıkması durumunda adı geçen sendika ile üyelik ilişkisi sona erdiğinden davacı adı adına dava açması mümkün değildir. Ancak, salt bu durum davanın reddini gerektirmez. Davacıya davasını bizzat ya da vekil aracılığı ile takip etmesi için süre verilmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.


     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ