• HİZMET TESPİTİNDE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE

     
    YARGITAY
    21. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2012/14599
    2014/24122
    24.12.2013
    İlgili Kanun / Madde
    506 S. SSK/79
       
    • HİZMET TESPİTİNDE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
    • HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE KAPSAMINA GİRMEYEN DURUMLAR
    • KESİNTİLİ ÇALIŞMA
    •  
     
    ÖZETİ Öte yandan, 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasa'da yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerekmektedir.
    İşverenin, sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde, işverence Kuruma verilecek belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu vd. şeklinde sıralanmıştır. Bu belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
    Kesintili çalışmanın varlığı halinde ise, kesintinin öncesi ve sonrasında oluşacak her çalışma devresi için dava koşullarının varlığı yukarıda belirtilen olgular dikkate alınarak belirlenecektir.
     
     
                 

     Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/07/1997-04/02/2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Seda Tümer Hüsamoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2- Dava, davacının 15/07/1997-04/02/2010 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 02/08/1997-21/08/2001 tarihleri arasında 1459 gün 01/01/2003-31/12/2003 tarihleri arasında 120 gün, 01/01/2004-31/12/2004 tarihleri arasında 300 gün, 01/01/2005-31/01/2005 tarihleri arasında 155 gün, 01/01/2006-31/12/2006 tarihleri arasında 195 gün, 01/01/2007/31/12/2007 tarihleri arasında 95 gün ,01/01/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 150 gün, 01/01 /2009/-31/12/2009 tarihleri arasında 300 gün, 01/01/2010-04/02/2010 tarihleri arasında 51 gün asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; ihtilaflı dönemde davacının 15/07/1997-02/08/1997 tarihleri arasında geçen çalışmasının dava dışı Hatipoğlu Nak. San. Ltd. Şti.'ne ait işyerinden bildirildiği, 21/08/2002-31/01/2003 tarihleri arasında geçen çalışmasının Kaynak Suları San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinden, 01/02/2003-04/02/2010 arasında geçen bir kısım çalışmasının ise davalıya ait işyerinden bildirildiği, 2004/5. ayda ise "10892261 sicil sayılı işyerinde geçen 5 günlük çalışmasının bulunduğu, davalıya ait işyerinin 23/10/2002 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, Kaynak Suları San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinin 02/05/1996-31/01/2003 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
    Öte yandan, 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasa'da yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerekmektedir.
    İşverenin, sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde, işverence Kuruma verilecek belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu vd. şeklinde sıralanmıştır. Bu belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
    Kesintili çalışmanın varlığı halinde ise, kesintinin öncesi ve sonrasında oluşacak her çalışma devresi için dava koşullarının varlığı yukarıda belirtilen olgular dikkate alınarak belirlenecektir.
    Somut olayda, davacıya hangi işyerinde çalıştığı açıklattırılmadan , davalı Şerefiye Kaynak Suyu İşletmeleri A.Ş ile Kaynak Suları San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında organik bir bağ olup olmadığı araştırılmadan ve hak düşürücü süre hususu üzerinde durulmadan, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
    Yapılacak iş, davacıya hangi işyerinde çalıştığı açıklattırılarak, davalı işyeri ile Kaynak Suları San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyeri arasındaki bağlantı veya iki şirket arasında organik bir bağ olup olmadığını araştırmak ve çıkacak sonuca göre hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yağmak, ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Kabule göre de, davacının davalı işyerinde 2008 yılında geçen 310 günlük
    çalışmasının davalı Kuruma bildirilmiş olmasına rağmen, mahkemece 01/01/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 150 gün çalıştığının tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    . O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı Şerefiye Kaynak Suyu işletmeleri A.Ş' ye iadesine 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ