• GEÇERLİ FESİH NEDENİNİN KANITLANAMAMAIŞ OLMASI

     
    YARGITAY
    7. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2014/2753
    2014/7142
    01.04.2014
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK/18-21
    6356 S. STİSK/25
       
    • GEÇERLİ FESİH NEDENİNİN KANITLANAMAMAIŞ OLMASI
    • SENDİKAL NEDENİN KABULÜ İÇİN SADECE ÜYELİĞİN YETERLİ OLMAMASI
    • SENDİKAL NEDENLERİN ARAŞTIRILMASININ GEREKMESİ
     
    ÖZETİ. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılan davalarda, salt işçinin sendika üyesi olması feshin de sendikal nedenle yapıldığını göstermez. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak ve özellikle de tanıklardan davacının sendika üyesi olmasının yanında ne tür sendikal faaliyetlerde bulunduğu somut olarak sorulup tespit edilerek toplanan deliller sonucu feshin sendikal nedenlere dayandığının tereddütsüz belirlenmesi gerekir.
                Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
    .Dolayısıyla sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı tereddütsüz belirlenmeli, ayrıca dosyaya sunulan çok sayıda sendika üyelik kayıt fişleri ile üyelikten çekilme fişlerin sendikadan sorularak akıbeti araştırılıp bu işçilerden halen işyerinde çalışmaya devam eden olup olmadığı da tespit edilmelidir. Dolayısıyla dosyaya sunulan üyelik fişleri ile üyelikten çekilme fişleri ve sendikadan gelen ve gelecek olan belgeler ile Dairemizce onanarak kesinleşmiş olan yukarıda belirtilen işe iade dosyası da bu dosya arasına alınarak; belirtilen eksiklikler giderilip toplanan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle feshin sendikal nedenlerle yapılıp yapılmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
     
                 

                Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
                1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
                2-Davacı vekili, davacının,  iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın sendikal nedenlerle feshedildiğini  belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
                Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işyerinin kıdemli işçilerinden Cavit Maç ile birlikte hareket ederek yaşı küçük ve kıdemi az ve Düzce'li olmayan işçiler üzerinde baskı ve tehditle hakimiyet kurarak işçiler arasında ast üst ilişkisi kurmaya, işçiler üzerinde korku yaratmaya, kendisinden korkulmasını sağlamaya yönelik tutum ve davranışlar sergilediği ve bu kapsamda sürekli olarak işçilere sataştığının işçiler tarafından ve işçilerin aileleri tarafından işverene bildirilmesi üzerine İş Kanununun 25/2-d-e bentleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, feshin sendikal nedenlerle ilgili olmadığını  savunarak davanın reddini istemiştir.
                Mahkemece, toplanan deliller sonucu yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı ancak sendikal nedenlerin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

                4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık  kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
                Fesih tarihinden yürürlükte olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “sendika özgürlüğünün güvencesi" başlıklı 25.maddesinin 2. fıkrasına göre; işveren, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında çalıştırma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz; 3. fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farkli işleme tabi tutulamaz; 4. fıkrasına göre; işverenin fesih dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. Aynı maddenin 5. fıkrasına göre ise; sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18,20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. Iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması  şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir
                İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılan davalarda, salt işçinin sendika üyesi olması feshin de sendikal nedenle yapıldığını göstermez. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak ve özellikle de tanıklardan davacının sendika üyesi olmasının yanında ne tür sendikal faaliyetlerde bulunduğu somut olarak sorulup tespit edilerek toplanan deliller sonucu feshin sendikal nedenlere dayandığının tereddütsüz belirlenmesi gerekir.
                Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
                Sendikal neden yönünden incelendiğinde ise; Türk Metal İş Sendikası yetki tespiti başvurusu yapmış ancak sonucuna dair kayıt dosyaya sunulmamıştır. Sendika uyarınca işten çıkarılan 2 sendika üyesi bulunmakta olup bunlardan biri davacı işçidir. Diğeri ise cevap dilekçesinde belirtilen ve davacının birlikte hareket ettiği savunulan Cavit Maç olup adı geçen bu işçinin açtığı işe iade davasında Düzce İŞ Mahkemesince 25.07.2013 tarih ve 2013/80 E-2013/634 K sayılı  karar ile feshin geçersiz olup sendikal nedenlerle yapıldığı kabul edilerek verilen işe iade kararı, temyiz üzerine Dairemizce incelenmekle 04.12.2013 tarih ve 2013/25718 E-2013/20966 K sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.
                Bununla birlikte her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Dosyaya kim tarafından sunulduğu anlaşılamayan sendika üyelik fişleri ve üyelikten çekilme fişleri görülmüş ancak mahkemece bu kayıtlar irdelenmemiştir.
                Dolayısıyla sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı tereddütsüz belirlenmeli, ayrıca dosyaya sunulan çok sayıda sendika üyelik kayıt fişleri ile üyelikten çekilme fişlerin sendikadan sorularak akıbeti araştırılıp bu işçilerden halen işyerinde çalışmaya devam eden olup olmadığı da tespit edilmelidir. Dolayısıyla dosyaya sunulan üyelik fişleri ile üyelikten çekilme fişleri ve sendikadan gelen ve gelecek olan belgeler ile Dairemizce onanarak kesinleşmiş olan yukarıda belirtilen işe iade dosyası da bu dosya arasına alınarak;belirtilen eksiklikler giderilip toplanan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle feshin sendikal nedenlerle yapılıp yapılmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
                SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya  iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 01.04.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ