• FESİHTEN SONRA HAKARET

    İlgili Kanun/md:
    1475 S.İş.K/17/II,17/III

    T.C .

    YARGITAY

    9. Hukuk Dairesi

    ESAS NO:        2003/4069
    KARAR NO:     2003/16701
    TARİHİ:           09.10.2003

    l FESİHTEN SONRA HAKARET
    l SONUCA ETKİLİ OLMAMA

    ÖZÜ: Davalının Türkiye İş Kurumuna gönderdiği işten çıkarılma belgesinde davacının hizmet sözleşmesinin İş Kanunu 17/111 maddesine göre 31.1.2002 tarihinde feshedildiğinin kaydedildiği; 2002/1. Dönem 4 aylık Sigorta Prim Bildirgesinde de aynı şekilde bildirimde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Başhekime hakaret eylemi ise, fesihten sonra meydana gelmiş olup sonuca etkili değildir.

    DAVA: Davacı kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme davayı reddetmiştir.
    Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    Davacı davalının taahhüt işlerinde bulunduğu hastanedeki acil serviste çalışırken Ocak 2002 ayı sonunda yemekhanede görevlendirildiğini, rutin sağlık muayenesinde bulaşıcı “kıl kurdu” hastalığı çıkması nedeniyle tedavi olmasının öngörüldüğünü, ancak tedavi gördüğü halde 31.1.2002 tarihinden itibaren işe alınmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.
    Davalı; davacının bulaşıcı hastalığı olduğunun saptandığını, tedavisinin istendiği, davacının tedavi olmadığı gibi başhekime hakaret ve tehditte bulunduğunu, bu nedenle hizmet sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuş; davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davacının başhekime hakarette bulunması nedeniyle hizmet sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Ancak; davacı 31.1.2002’den itibaren işe alınmadığını ileri sürmüştür. Davalının Türkiye İş Kurumuna gönderdiği işten çıkarılma belgesinde davacının hizmet sözleşmesinin İş Kanunu 17/111 maddesine göre 31.1.2002 tarihinde feshedildiğinin kaydedildiği; 2002/1. Dönem 4 aylık Sigorta Prim Bildirgesinde de aynı şekilde bildirimde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Başhekime hakaret eylemi ise, fesihten sonra meydana gelmiş olup sonuca etkili değildir. Buna göre, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının usulüne uygun şekilde saptanıp hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi hatalıdır.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.10.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ