• FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE İŞE İADESİNE KARAR VERİLMESİ

    T.C.
    YARGITAY 9.Hukuk Dairesi
    YARGITAY   I LAMI
    ESAS      NO            :2004/15084
    KARAR NO              :2004/15145
    MAHKEMESİ         :Ankara 5. İş Mahkemesi
    TARİHİ                    :11.5.2004
    NO                            :610/664
    DAVACI                  :Mahmut Akın adına Avukat Hüseyin Ekmekçioğlu
    DAVALI                  :Başkent Üniversitesi Rektörlüğü adına Avukat Dilek Akkızoğlu
    DAVA                       :Davacı,    FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE İŞE İADESİNE KARAR VERİLMESİni
    istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    YARGITAY     KARARI
    Davalı Üniversite de, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak çalışmakta olan davacı iş sözleşmesinin 1.3.2004 tarihinde 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi gereğince haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek işe iade, tazminat ve boşta geçen süreye ilişkin ücret alacağı isteğinde bulunmuştur.
    Mahkemece; davacının hizmet aktinin İzmir Hastanesinde meydana gelen yolsuzluğun ortaya çıkarılmasında gerek konumu, gerek görevi nedeniyle doğrudan bir ihmalinin bulunmadığı, İzmir işyerinin 2001 yılında yapılan denetiminde bir rapor düzenlenmemesinin muhatabının davacı değil kurul başkanı olduğunu, davacıya gönderilen mizanlardan abartılı harcamaların  anlaşılabileceğini,  naylon  fatura  olduğunun  tesbit  edilemiyeceğini,  ancak
    farkedilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle istek gibi hüküm kurulmuştur.
    Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve bizzat davacının 20.10.2003 ve 20.11.2003 tarihlerinde rektörlüğe verdiği raporlarından yolsuzluğun 2.2 trilyon olduğu ve 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda incelenmesi gereken husus davacının bu yıllarda bir ihmal ve kusurunun olup olmadığıdır. Gerçekten davacı bir başkan ve dört üyeden oluşan çoğunluğu öğretim üyeleri olan Denetleme Kurulunun bir üyesidir. Ancak davacı ayrıca İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak da görev yapan ve mali konularda en yetkili çalışandır. Nitekim davacıya bu konumu nedeniyle Üniversiteye bağlı değişik işyerlerinin mali yönden kısa aralıklarla denetleme görevi verildiğide dosyadaki yazılı belgeden anlaşılmaktadır. Davacı, bu görevini yerine getirmediği gibi alınan ihbar üzerine konuyu araştırmak için davalı işverence İzmir'e gönderildiği ve durumun bu suretle ortaya çıktığı görülmektedir. Öte yandan İzmir işyerinin, bu üç yıl içindeki tüm harcamalarını davacının başkanı olduğu birime muntazaman mizan göndererek bildirdiği mahkemenin ve
     Mirkişilerm-dekabulündedir. Ancak-davac-Him-bu-mizaölaFlar-Ugilt-ölar^-davalıyâ-bir-ıty^îisı
    ya da ihbarı olmamıştır. Yolsuzluk, davacının yukarıda belirtilen son incelemesinden sonra bir komisyon kurularak ve bir mali müşavirden rapor alınarak ortaya çıkarılmış ve İzmir işyeri ile ilgili yasal süreç ancak başlatılabilmiştir.
    Davalı İşveren Türkiyenin sayılı Özel Üniversite ve hastanelerinden biridir. ISO 9000, 9001 kalite belgesi sahibidir. Davacı da deneyimli ve donanımlı bir üst düzey yöneticisidir. Bu standarttaki taraflarda aranacak özellik; çok daha özenli ve çağdaş çalışma ilkelerine uygun davranmaktır. Zarar miktarı da hiçbir ihmal ile mazur görülemeyecek boyuttadır. 30.1.2004 günlü komisyon raporunda da , bu nedenle kurum zararının oluşmasında kastı, kusuru ve ihmali bulunan tüm şahıs ve şirkete her türlü davanın açılacağı belirtilmiştir.
    Böyle olunca, 2001 yılında yapılan denetim sonucu bir rapor düzenlemeyen, 2001, 2002 ve 2003 yılı mizanlarını denetleyip olağan olmayan harcamaları yazılı olarak işverene bildirmeyen davacı bu zararın büyümesinde doğrudan etkili olmuştur. Aynca diğer çalışanların işini gereği gibi yapmaması sadece onların sorumluluğunu arttırır, bu durum davacının ağır ihmalini ortadan kaldırıcı bir neden olarak yorumlanamaz. Bu durumda davacının hizmet akti 4857 sayılı İş Kanununun 25/Il-e maddesinde yer alan; işverenin güvenini kötüye kullanmak ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle haklı sebebe dayanarak süresinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Böyle olunca 4857 sayılı İş Kanununun   20/3.maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının Dairemizce bozularak ortadan
    HÜKÜM: 1.Ankara 5.İş Mahkemesinin 11.5.2004 gün ve 2004/610 Esas, 2004/664
    Karar sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
    2.Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden işe iade talebinin reddine,
    3.300.000.000 TL.ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
    4.Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 17.6.2004 gününde
    oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ