• FAZLA ÇALIŞMA YAPTIĞINI İŞÇİNİN KANITLAMAK ZORUNDA OLMASI

    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK. /37,41

    T.C
    YARGITAY
    7. HUKUK DAİRESİ

    Esas No. 2013/18011
    Karar No. 2014/3733
    Tarihi: 30.01.2014

    l FAZLA ÇALIŞMA YAPTIĞINI İŞÇİNİN KANITLAMAK ZORUNDA OLMASI
    l İMZALI ÜCRET BORDROLARININ İHTİRAZI KAYITSIZ OLMASI HALİNDE BORDROLARIN BAĞLAYICI OLACAĞI

    ÖZETİ: Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

    DAVA:   Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2-Davacı, davalı şirkete Seydişehir İrtibat Büro Müdürlüğünde çalışmakta iken, çalışma saatlerinden sonra da fazla mesai yaptığını, ücretlerinin ödenmediğini, ileri sürerek diğer işçilik alacakları ile birlikte fazla çalışma ücreti isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
    Davalı, davacıya çalıştığı dönemde yapmış olduğu fazla mesai karşılığı fazla mesai ücretlerinin bordrolar karşılığında ödendiğini, davacının fazla mesai alacağının olmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, bilirkişi raporundaki miktara göre isteğin kabulüne karar verilmiştir.
    Davacı işçinin fazla çalışma ücreti alacağının olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
    Somut olayda, davalı işveren tarafından sunulan ve imzası inkar edilmeyen ücret bordrolarının bir kısmında her ay fazla mesai alacaklarının tahakkuk edilerek ödendiği görünmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödenen aylar dışlanmayıp, hesaplanan fazla mesai ücreti miktarından mahsup edilmiştir.
    Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, davalı işveren tarafından sunulan imzası inkar edilmeyen ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunan aylar için fazla mesainin belirtilenden fazla olduğu davacı tarafından eşdeğer yazılı belge ile kanıtlanamamış olması nedeni ile, söz konusu aylar dışlanarak fazla mesai hesabı yapılmak üzere hesap bilirkişisinden rapor alınarak fazla çalışma alacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ