• DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

     
    YARGITAY
    22. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2014/648
    2014/1121
    30.01.2014
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İş.K. /18-21
       
    • DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK
    •  
     
    ÖZETİ Mahkemenin 30.12.2010 tarihli kararı ile işe iadenin sonuçlarından davalıların müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verildiği, söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davalılardan Türk Patent Enstitüsü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin ilamında "...ihale yapılmış ise davacının ihaleyi alan şirkette çalışmaya devam edip etmediği araştırılarak, çalıştığının tesbiti halinde işyeri devri yapıldığı ve iş sözleşmesinin sona ermediği sebebiyle davanın reddine, çalışmadığının tesbiti halinde ise şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama üzerine verilen kararda ise davacı aleyhine durum oluştuğu, davacının hak kaybına neden olmaması ve davacı yönünden oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, bu yanlışlıklar  bozmadan sonra oluşturulan kararda dikkate alınmamıştır
     
     
                 

    DAVA : Fatma Melek Arda ile davalılar Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı ve İrem Bil. İşl. Dan. Tem. Yem. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki dava hakkında  Ankara 13. İş Mahkemesinden verilen 19.03.2013 günlü ve 2012/552 esas, 2013/151 karar sayılı kararı Dairenin 20.09.2013 tarihli ve 2013/22892 esas, 2013/19398 karar sayılı ilamı ile bozularak ortadan kaldırılmış, işe iade davası yönünden davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden davanın husumet sebebiyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının şirket işyerindeki işine iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
                Davacı, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
                Mahkemece davanın kabulü ile işe iade davası yönünden davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden davanın husumet sebebiyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının şirket işyerindeki işine iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine dair verilen 30.12.2010 tarihli ve 2010/609 esas, 2010/1038 sayılı kararın davalı Türk Patent Enstitüsü vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.04.2012 tarihli ve 2011/14183 esas, 2012/8080 karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra ihale yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ihaleyi hangi şirketin aldığı, ihale yapılmış ise davacının ihaleyi alan şirkette çalışmaya devam edip etmediği araştırılarak, çalıştığının tesbiti halinde işyeri devri yapıldığı ve iş sözleşmesinin sona ermediği sebebiyle davanın reddine, çalışmadığının tesbiti halinde ise şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir." gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
                            Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 19.03.2013 tarihli ve 2012/552 esas, 2013/151 sayılı kararla "davanın kabulü ile işe iade davası yönünden davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının şirket işyerindeki işine iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Kararın davalı Türk Patent Enstitüsü vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.09.2013 tarihli ve 2013/22892 esas, 2013/19398 karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, davalı Türk Patent Enstitüsünün üst işveren olduğu, alt işveren olan davalı şirketle birlikte işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar yönünden müteselsilen sorumlu olduğu ortadadır. Hal böyle olunca, davalı Türk Patent Enstitüsü yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar yönünden alt işverenle birlikte sorumlu tutulmaması, lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yaptığı yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesi yanlış ise de, kararın sadece  davalı Türk Patent Enstitüsü tarafından temyiz edilmesi karşısında, bu davalı yönünden oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, bu yanlışlıklar  bozmadan sonra oluşturulan kararda dikkate alınmamıştır." gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve temyiz edenin sıfatına göre, işe iade davası yönünden davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden davanın husumet sebebiyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının şirket işyerindeki işine iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 
                 Davacı vekili, mahkemece 19.03.2013 tarihli kararın birinci bendinde  işe iade kararı ile ilgili olarak davalı Türk Patent Enstitüsü yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle redine karar verilirken ikinci bentte işe iadenin sonuçlarından davalıların müteselsilen sorumlu tutulduğunu, ancak bozma ilamında Türk Patent Enstitüsü'nün üst işveren olduğu, davacının alacaklarından her iki davalının sorumlu olduğunun açık olduğunu, ancak hüküm kısmında hata yapılarak sadece davalı şirketin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ve maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
                Dosya içeriğine göre; 30.12.2010 tarihli kararla işe iadenin sonuçlarından davalıların müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verildiği, söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davalılardan Türk Patent Enstitüsü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin ilamında "...ihale yapılmış ise davacının ihaleyi alan şirkette çalışmaya devam edip etmediği araştırılarak, çalıştığının tesbiti halinde işyeri devri yapıldığı ve iş sözleşmesinin sona ermediği sebebiyle davanın reddine, çalışmadığının tesbiti halinde ise şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama üzerine verilen kararda ise davacı aleyhine durum oluştuğu, hak kaybına neden olmaması için bu durumun işbu davada da dikkate alınması gerekirken temyiz incelemesi sırasında bu hususun zuhulen gözden kaçtığı anlaşılmıştır.
                 Bu sebeple davacı vekilinin maddi hata sebebi ile düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.09.2013 tarihli ve 2013/22892 esas, 2013/19398 karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek Tetkik Hakimi C. K. Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

                Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlen davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsiline karar verilmesini istemiştir.
     
                Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
                Mahkemece, davalı kurum yönünden, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı şirket yönünden, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine, karar verilmiş, kararın temyizi  üzerine Dairemizin 20.09.2013 tarihli ve 2013/22892  esas, 2013/19398 karar sayılı ilamı ile karar bozularak ortadan kaldırılmış ve işe iade davası yönünden davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden davanın husumet sebebiyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının şirket işyerindeki işine iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
                Davacı vekili maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.
                Mahkemenin 30.12.2010 tarihli kararı ile işe iadenin sonuçlarından davalıların müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verildiği, söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davalılardan Türk Patent Enstitüsü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin ilamında "...ihale yapılmış ise davacının ihaleyi alan şirkette çalışmaya devam edip etmediği araştırılarak, çalıştığının tesbiti halinde işyeri devri yapıldığı ve iş sözleşmesinin sona ermediği sebebiyle davanın reddine, çalışmadığının tesbiti halinde ise şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama üzerine verilen kararda ise davacı aleyhine durum oluştuğu, davacının hak kaybına neden olmaması ve davacı yönünden oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, bu yanlışlıklar  bozmadan sonra oluşturulan kararda dikkate alınmamıştır.
                Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve temyiz edenin sıfatına göre aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
                SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
                1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
                2-İşe iade yönünden davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden husumet sebebiyle davanın REDDİNE,
                3-Davalı şirket yönünden, davanın kabulü ile, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı İrem Bilg. İşl. Danş. Tem. Yem. Gıda Med. İnş. Orm. İşl. Taah. San. Tic. Ltd. Şirketine ait işyerindeki işine iadesine,
                4-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalı şirket tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
                5-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
                6-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
                7-İşe  iade yönünden kurum nedeniyle dava husumet sebebiyle reddedildiğinden davalı Türk Patent Enstitüsünün Başkanlığı vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği Tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret  tarifesi gereğince  hesaplanan 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı Türk Patent Enstitüsüne Başkanlığı verilmesine,
                8-Diğer davalı şirket yönünden dava kabul edildiğinden  ve  davacı taraf vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine,
                9-Davacı tarafın davalı Türk Patent Enstitüsü  Başkanlığı yönünden yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafın davalı İrem Ltd. Şti. yönünden bozmadan önce yaptığı davetiye  ve müzekkerinden giderinden oluşan  toplam 48,00 TL yargılama gideri ile  bozmadan sonra yapılan tebligat müzekkere gideri  olmak üzere  toplam 69,40 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı İrem Şirketinin yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
                10-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 30.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ