• SENDİKA AİDAT ALACAĞI


    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2011/44193
    2011/33578
    27.09.2011
    İlgili Kanun / Madde
    2821.S.SK/61
       
    • SENDİKA AİDAT ALACAĞI
    • SENDİKA ÜYE LİSTESİNİN İŞVERENE GÖNDWERİLMEDEN FAİZ İŞLEMEYECEĞİ

     
      ÖZETİ 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1.maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16. Maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir. Sendika bu belge ve bilgileri davalı işverene göndermediği takdirde Toplu İş Sözleşmelerinde belirtilen ödeme tarihine göre faiz isteminde bulunamayacaktır  
                 


    DAVA                                   :  Davacı, 5.000.00 TL sendika üye aidat alacaklarının TİS 11.maddesi uyarınca farklar açısından sözleşmenin imzalanmasını takip eden 10.gün,  takip eden aylar için ise işçi ücretlerinin ödenmesini takip eden 10.günden başlatılarak ve bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
     Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Antalya 3. iş Mahkemesince verilen 24/12/2010 tarih ve 194 - 478 Esas, Karar sayılı hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
                Dairemizin 26.4.2011 günlü 2011/7267 Esas ve 2011/12312 Karar nolu ilamı ile hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.
    Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile bozma kararının maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması istemiştir. 
                Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:  
    Temyiz incelemesi sonucu verilen Dairemiz kararında, karar başlığının dosya içeriği ile uyuşmasına karşın, ilgili dosya için yazılan bozma metni yerine,   sehven Dairemizde görülen 5.4.2011 tarihli 2011/17265 Esas ve 2011/10286 Karar nolu dosyaya ait bozma metni eklenmek sureti ile maddi hata yapıldığı tespit edilmiştir.      
    Açıklanan nedenlerle Dairemizce daha önce verilen hükümdeki bozma gerekçesi düzeltilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. 
        1-Dairemizin 26.4.2011 gün ve 2011/7267-esas, 2011/12312-karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2- Davacı vekili, işyerinde 01.07.2006-30.06.2008 yürürlük süreli ve 01.07.2008-30.06.2010 yürürlük süreli iki dönem toplu iş sözleşmesi imzaladıklarını, Toplu İş Sözleşmeleri’nin 11. maddesinde, aidat farklarının imza tarihinden itibaren 10 gün içinde takip eden ay aidatlarının ise işçi ücretlerinin ödenmesini takip eden 10 gün içinde ödenmesine dair düzenlemenin bulunduğunu, davalı işverenin işçi ücretlerinden kesmiş olduğu sendika aidatlarını ödemediğini, fark aidat alacaklarının sözleşmenin imzalanmasını takip eden 10.gün, aidatların ise işçi ücretlerinin ödenmesini takip eden 10. günden itibaren ve bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 48.464, TL. nin 5.000 TL'si için üye aidat alacakların Toplu İş Sözleşmeleri’nin 11. maddesi uyarınca, farklar açısından sözleşmenin imzalamasını takip eden 10. gün, takip eden aylar için ise işçi ücretlerinin ödenmesini takip eden 10. günden başlayarak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakiye bölüm için faiz işletilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    Hüküm süresi, içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyaya sunulan Bilirkişi raporunda, 01.07.2006-30.06.2008 tarihleri arasında geçerli olan TİS’ in 12.12.2006 tarihinde imzalandığı, ilk zammın ise 01.07.2006 tarihinden itibaren yapılmasının kararlaştırıldığı, dosya kapsamındaki ücret bordrolarının incelenmesinde üyelerin 2006-6. ayındaki ücretlerinin 2006-7. ayında artırıldığı ve söz konusu ücret üzerinden aidatların kesildiğinin anlaşıldığı, 01.07.2008-30.06.2010 tarihleri arasında geçerli TİS’ in  ise süresinden önce 12.06.2008 tarihinde imzalandığı, bu nedenle davacının TİS farkından kaynaklı fark alacağının olmadığının  tespit  edildiği  belirtilmiştir.
    Mahkemece, aidat fark alacağının kabulüne ilişkin gerekçeler açıklanmadan,  bilirkişi raporunda yapılan tespitlerden ayrı bir gerekçe ileri sürülmeden, fark aidat alacağının kabulü şeklinde hüküm kurulması hatalı olmuştur.  Belirtmek gerekir ki, Anayasanın 141. maddesinde, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı açıklanmış, aynı zorunluluk HUMK.nun 388. maddesinde de düzenleme altına alınmıştır. Anılan yasal düzenlemede yargıcın, uyuşmazlık konusu olan olay hakkında tüm kanıtları toplaması, tartışması, bu kanıtlardan hangilerine değer vermediğinin nedeni, hangilerini üstün tuttuğunun dayanaklarını değerlendirdikten sonra bir sonuca varmasının zorunlu ve gerekli olduğu vurgulanmıştır. Böyle bir yöntemin izlenmesi durumunda ancak kararın gerekçeli olduğunun kabul edilebileceği sonucuna varılabilir. Hükmü kuran yargıcın böyle bir yöntemi izlemesi halinde maddi olgularla hüküm fıkrası arasında bir bağlantı kurulmuş olabilecektir. Ayrıca gerekçe sayesinde kararın doğruluğu denetlenmiş ve davanın yanları tatmin ve inandırılmış olacaktır. Tüm bunlardan başka ve en önemlisi adil bir yargılamanın yapıldığı sonucuna varılacaktır. (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).  
    Belirtilen sebeplerle,   bu konudaki kabul gerekçeleri mahkemece açıklanmalıdır.
    Bundan başka, Sendikalar Kanunu’nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur."   Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, "Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerini uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" hükmü yer almaktadır. 
    O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1.maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16. Maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir. Sendika bu belge ve bilgileri davalı işverene göndermediği takdirde Toplu İş Sözleşmelerinde belirtilen ödeme tarihine göre faiz isteminde bulunamayacaktır.
    Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. " İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. " hükümleri yer almaktadır.
    Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
    2821 Sayılı Sendikalar Kanunun 61/2. fıkrasında sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de yukarıda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. 
    Mahkemece faiz işletilmesine karar verilen aidat alacağı yönünden yukarıdaki açıklamalar uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmelidir.       
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ