• KÖTÜ NİYET TAZMİNATI

    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2007/33250
    2008/117
    12.02.2008
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/17,18
       
    • KÖTÜ NİYET TAZMİNATI
    • İŞ GÜVENCESİ KAPSAMINDA OLMA
    • KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA HÜKMEDİLEMİYECEĞİ

     
      ÖZETİ: iş güvencesine tabi bir işçinin iş sözleşmesinin feshinde kötü niyet tazminatı talep etmesi mümkün olmaz.
    Dosya içinde bulunan ve davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikâyeti sonucu düzenlenen iş müfettişliği raporunda işyerinde çalışan işçi sayısının 157 olduğu anlaşılmaktadır. O halde davacı işçinin, iş sözleşmesinin feshedildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesi hükümleri kapsamında kaldığı açıktır. Somut olay yönünden kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından anılan isteğin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur
                 

    DAVA           :Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, fazla çalışma izin ücreti bayram hafta ve genel tatil gündelikleri ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.2.2008 Sah günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacı işçi iş sözleşmesinin 27.5.2005 tarihinde işverence kötü niyetli olarak feshi sebebiyle kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece talep doğrultusunda karar verilmiştir.
    4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesinde, "18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alam dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir" şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre iş güvencesine tabi bir işçinin iş sözleşmesinin feshinde kötü niyet tazminatı talep etmesi mümkün olmaz.
    Dosya içinde bulunan ve davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikâyeti sonucu düzenlenen iş müfettişliği raporunda işyerinde çalışan işçi sayısının 157 olduğu anlaşılmaktadır. O halde davacı işçinin, iş sözleşmesinin feshedildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesi hükümleri kapsamında kaldığı açıktır. Somut olay yönünden kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından anılan isteğin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

    3-Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine itiraz niteliğindeki 26.6.2006 tarihli dilekçede zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.  Davalı tarafın anılan savunması üzerinde durularak bu yönde usulü işlemler tamamlanmadan karar verilmesi de hatalı olmuştur.

    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ