• İTİRAZ HALİNDE SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK ORANININ TESPİTİ


    YARGITAY
    21. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2009/15959
    2011/548
    27.01.2011
    İlgili Kanun / Madde
    5510 SGK/95
       
    • İTİRAZ HALİNDE SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK ORANININ TESPİTİ
      ÖZETİ: Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
    Somut olayda, SS Yüksek Sağlık Kurulunun 26.09.2006 tarihli raporu ile itiraz üzerine ATK 3.ihtisas Kurulundan alınan 24.12.2007 tarihli rapor arasında çelişki olduğu halde mahkemece iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden manevi tazminat istemi hakkında yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
    Yapılacak iş;yukarıda açıklandığı şekilde SS Yüksek Sağlık Kurulu ile ATK 3.İhtisas Kumlu raporları arasındaki çelişkiyi gidermek ve sigortalının sürekli iş göremezlik oranım belirlemek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir
                 

    Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mehmet Çekiç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davacının maddi zararı SGK'ca belirlenen %34.2 oranı esas alınarak hesaplama yaptırılmış ve bu orana göre bağlanan gelirin peşin sermaye değeri maddi zararı karşıladığından maddi tazminat istemi maddi zarar Kurumca karşılandığından reddine,manevi tazminat isteminin ise %31 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği kabul edilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının sürekli işgöremezlik oranının Kurumca %34,2 olarak belirlendiği, SS Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 26.09.2006 tarihli raporda sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %34,2 kontrolü gerekmez,YMD olarak belirlendiği, itiraz üzerine ATK 3.İhtisas Kurulundan alınan 24.12.2007 tarihli raporda, sigortalının (E) cetveline göre %31,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir.
    Ote yandan 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
    Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
    Somut olayda, SS Yüksek Sağlık Kurulunun 26.09.2006 tarihli raporu ile itiraz üzerine ATK 3.ihtisas Kurulundan alınan 24.12.2007 tarihli rapor arasında çelişki olduğu halde mahkemece iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden manevi tazminat istemi hakkında yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
    Yapılacak iş;yukarıda açıklandığı şekilde SS Yüksek Sağlık Kurulu ile ATK 3.İhtisas Kumlu raporları arasındaki çelişkiyi gidermek ve sigortalının sürekli iş göremezlik oranım belirlemek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının manevi tazminatın miktarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ