• İŞYERİNİN GİRDİĞİ İŞKOLUNUN DIŞINDAKİ BİR SENDİKAYA ÜYELİĞİN GEÇERSİZ OLACAĞI

    İlgili Kanun / Madde
    2821 S.SK/4,60

    T.C
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No. 2009/37301
    Karar No. 2010/5435
    Tarihi: 02.03.2010                     
        
    l İŞYERİNİN GİRDİĞİ İŞKOLUNUN DIŞINDAKİ BİR SENDİKAYA ÜYELİĞİN GEÇERSİZ OLACAĞI

    ÖZETİ 2821 sayılı Sendikalar Kanunu işkolu esasına göre işçi ve işveren sendikalarının kurulma ve faaliyet bulunma zorunluluğu getirdiğinden bir işyerinin girdiği işkolunun belirlenmesi aynı yasanın 4 ve 60 maddelerinde ayrıntılı ve emredici olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla bir işyerinin girdiği işkolu tespitinin yapıldığı durumlarda o işyerinde çalışan işçilerinde işyerinin girdiği işkolunda çalıştıkları ve işyerinin girdiği işkolunda kurulu sendikalara üyeliklerinin geçerli olduğu yasa hükmü gereğidir. Diğer bir ifade ile bir işyerinde çalışan işçinin o işyerinin girdiği işkolunda kurulu sendika yerine başka bir işkolunda kurulu sendikaya üye olması o işyeri için hukuki bir değer taşımaz, işçinin çalıştığı işyerinin girdiği işkolunda kurulu sendikadan farklı bir işkolunda kurulu sendikaya üye olması halinde bu üyelik, geçersizdir. Bu nedenle olumsuz yetki tespitine itiraz davasının sonucunun beklenmesi bu davada uyuşmazlığın çözümü noktasında önemlidir ve gereklidir.

    DAVA: Davacı, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile ücret farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Davacı işçi, davalı Kayseri İl Özel İdaresi Sekreterliği bünyesinde sendika üyesi olarak çalıştığı halde Yol - İş Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden işverence yararlandırılmadığını ileri sürerek, toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile fark ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı işveren, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Yol- İş Sendikasına üye olduğu tarihte fiilen Tez - Koop İş Sendikasına üyeliğinin devam ettiğini, bu yüzden ikinci üyeliğin geçersiz olduğunu, davacı işçinin fiilen çalıştığı işyerinin 15 numaralı inşaat işkolu kapsamında bulunmadığını savunmuş ve Tez Koop İş Sendikası tarafından olumsuz yetki tespitine karşı dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu bildirmiştir.
    Mahkemece avukat bir bilirkişiden rapor alınmış ve davacının çalıştığı işyerinin 15 numaraları inşaat işkoluna girdiği gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içinde bulunan 12.5.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan işkolu tespit kararında, Kayseri İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği bünyesindeki işyerlerinden bazılarının İşkolları Tüzüğünün 17 numaralı "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar" işkoluna, bazılarının ise İşkolları Tüzüğünün 15 numaralı "İnşaat" işkoluna girdiği açıklanmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı işçinin sözü edilen işyerlerinden hangisinde fiilen çalıştığı ve iddia edildiği gibi işyeri değişmeksizin işverence toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın önüne geçmek için başka bir birimde görevlendirilmiş gibi kağıt üzerinde bir işlem yapılıp yapılmadığı dosya içeriğinden tam olarak belirlenememektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davacının 11.6.2006 tarihinden itibaren "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar" işkoluna giren bir işte çalıştığı açıklanmış, davacı tarafça bu görevlendirmenin kağıt üzerinde kaldığı yönünde iddiada bulunduğu açıklamasına yer verilmiştir. Gerçek durumun tespiti bilirkişi tarafından da yapılamamış ve taktiri mahkemeye ait olmak üzere hesaplamaya gidilmiştir. Daha sonra Bakanlığın 5.5.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 2009/ 19 sayılı kararında ise işyerinin tamamen 15 numaraları "İnşaat" işkolu kapsamında olduğu belirlenmiştir.
    Öte yandan, dava dışı Tez- Koop İş Sendikası tarafından davalı işveren ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hakkında olumsuz yetki tespitine dair dava açılmış ve açılan davada yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, Dairemizce sözü edilen yerel mahkeme kararı araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Dairemizin 15.12.2009 gün ve 2009/ 46544 E, 2009/ 35484 K sayılı kararında, işçilerin farklı işkollarında kurulu sendikalara üyelik durumlarının tespitinin önemli olduğu açıklanmış ve muvazaalı bir durumun olup olmadığının da araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.
    2821 sayılı Sendikalar Kanunu işkolu esasına göre işçi ve işveren sendikalarının kurulma ve faaliyet bulunma zorunluluğu getirdiğinden bir işyerinin girdiği işkolunun belirlenmesi aynı yasanın 4, ve 60 maddelerinde ayrıntılı ve emredici olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla bir işyerinin girdiği işkolu tespitinin yapıldığı durumlarda o işyerinde çalışan işçilerinde işyerinin girdiği işkolunda çalıştıkları ve işyerinin girdiği işkolunda kurulu sendikalara üyeliklerinin geçerli olduğu yasa hükmü gereğidir. Diğer bir ifade ile bir işyerinde çalışan işçinin o işyerinin girdiği işkolunda kurulu sendika yerine başka bir işkolunda kurulu sendikaya üye olması o işyeri için hukuki bir değer taşımaz, işçinin çalıştığı işyerinin girdiği işkolunda kurulu sendikadan farklı bir işkolunda kurulu sendikaya üye olması halinde bu üyelik, geçersizdir. Bu nedenle olumsuz yetki tespitine itiraz davasının sonucunun beklenmesi bu davada uyuşmazlığın çözümü noktasında önemlidir ve gereklidir.
    Davacının fiilen çalıştığı işyerinin hangi işkolu kapsamında olduğu belirlenerek, davalı işverence kağıt üzerinde farklı bir işyerinde gösterilip gösterilmediği hususları da tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalı, bilirkişi raporuna karşı hesap noktasında yapılan itirazlar da değerlendirilmelidir. Gerekirse farklı bir bilirkişiden rapor alınarak çözüme gidilmelidir. Mahkemece, olumsuz yetki tespiti davasının kesinleşmesi beklenmeden ve eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.


     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ