• İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIĞIN HERHANGİ BİR SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA BAĞLI ÇALIŞMANIN BAŞLAMASIYLA SONA ERMESİ

    YARGITAY
    10. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2007/3634
    2008/80
    21.01.2008
    İlgili Kanun / Madde
    506 S.SSK/85
     
     
    • İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIĞIN HERHANGİ BİR SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA BAĞLI ÇALIŞMANIN BAŞLAMASIYLA SONA ERMESİ
    • YAZILI BAŞVURU OLMASADA PRİM ÖDEMEK SURETİYLE İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK İRADESİNİN ORTAYA KONULABİLECEĞİ


     
      ÖZETİ: Dava konusu dönem itibariyle yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin A/c bendine göre, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı sigortalı olanların isteğe bağlı sigortalılığı sona erer. Aynı Kanunun 85 inci maddesinin A/a bendine göre, isteğe bağlı sigortalılık için dilekçe ile başvuruda bulunmak şarttır. Yazılı başvuruda bulunulmasa da (birikmiş prim borçları dışında) prim ödemek sureciyle isteğe bağlı sigortalılık iradesini ortaya koyan sigortalının dahi bu çerçevede isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü mümkündür
                 

    Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 01.01.1997 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    1-22.09.1995 tarihli talebine istinaden 01.10.199! tarihinden itibaren davacı, Sosyal Sigortalar Kurumu isteğe bağlı sigortalısı olarak kabul edilmiştir.28.02.199^ tarihinde Kuruma verilen belge ile isteğe bağlı sigortalılığın 01.01.1997 tarihi itibariyle sonlandırılması davacı adına istenmiş olmasına ve Kurumunda bu tarih itibariyle isteğe bağlı sigortalılığı sonlandırmasına karşın; 13.02.2004 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile anılar belgedeki imzanın davacı eli ürünü olmadığa belirlenmiştir. Davacı, 31.12.1996 tarihine kadar olan prim ve fer'ileri borçlarını 18.04.2003 tarihinde ödemiştir. Davacının, 10.03.2005 tarihli "isteğe bağla sigortalılığın sonlandırılmasına dair belgedeki sigortalı imzasının kendisine ait olmadığının belirlenmesi nedeniyle biriken prim borçlarının belirlenmesi talebini" Kurum reddetmiştir. Davacının, aynı zamanda 10.07.2000 tarihinden itibaren 11000149 sigorta sicil numaralı işyerinde 52 gür çalışması vardır.

    Dava konusu dönem itibariyle yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin A/c bendine göre, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı sigortalı olanların isteğe bağlı sigortalılığı sona erer. Aynı Kanunun 85 inci maddesinin A/a bendine göre, isteğe bağlı sigortalılık için dilekçe ile başvuruda bulunmak şarttır. Yazılı başvuruda bulunulmasa da (birikmiş prim borçları dışında) prim ödemek sureciyle isteğe bağlı sigortalılık iradesini ortaya koyan sigortalının dahi bu çerçevede isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü mümkündür.
    Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarih ile Kuruma başvurduğu ve isteğe bağlı sigortalılığı sürdürme iradesi olarak kabul edilmesi gereken 10.03.2005 tarihine kadar olan dönemde davacının Kuruma yazılı başvurusu olmadığı gibi, isteğe bağlı sigortalılığını ortaya koyacak şekilde prim ödemesi de yoktur. Hal böyle olunca, anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde, Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarih ile Kuruma başvuru tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2005 tarihleri arasında kalan dönemde davacı, isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilemez.

    2-HUMK. 74 üncü maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereği olarak, dava dilekçesinde sigortalılığın sınırlandırılması istenen dava tarihine kadar sigortalılığın tespiti kararı verilmemiş olması isabetsizdir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şeklide hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ