• İŞKOLU TESPİTİ

    İlgili Kanun / Madde
    6356 S. STK/2, 4

    T.C
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ

    Esas No. 2021/8953
    Karar No. 2021/14350
    Tarihi: 14.10.2021

    lİŞKOLUNUN İŞYERİNİN TEKNİK AMACINA GÖRE BELİRLENECEĞİ
    lİŞYERİ VE BAĞLI İŞYERİ
    lALT İŞVERENİN GİRDİĞİ İŞKOLUNUN ASIL İŞVERENİN YAPTIĞI İŞE GÖRE BELİRLENEMEYECEĞİ
    lYARDIMCI İŞLERİN BİR ALT İŞVEREN TARAFINDAN ÜSTLENİLMESİYLE BİRLİKTE BU İŞLERİN ALT İŞVEREN AÇISINDAN ASIL İŞ NİTELİĞİNDE OLACAĞI
    lYARDIMCI İŞLERİN ASIL İŞYERİNİN İŞKOLUNA GİRECEĞİ KURALININ BİR İŞYERİ SINIRLARI VE ORGANİZASYONU İÇERİSİNDE YÜRÜTÜLEN İŞLER İÇİN GEÇERLİ OLDUĞU

    ÖZETİ: İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır.
    İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir.
    İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (TUNCAY, A. Can/SAVAŞ KUTSAL: Burcu, Toplu İş Hukuku, ... 2015, s.41; SUR, Melda: İş Hukuku Toplu İlişkiler, ... 2017, s.88).
    İşkolu tespit davalarında, her işverenin işyerinin bağımsız işyeri olarak kabul edilip, o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibarıyle işkolu tespiti gerekir. Alt işverenin işkolu tespiti asıl işverenin yaptığı işe göre belirlenmez. Alt işverenin işkolu tespitinin, asıl işverenden ayrı olarak yapılması gerektiği gibi, alt işverene ait işyerinde yapılan işlerin, asıl işverene ait işyerinde yapılan işlere yardımcı iş olarak değerlendirilmesi de doğru olmaz. 6356 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde öngörülen, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin de, asıl işin dâhil olduğu işkolundan sayılacağı kuralı, bir işyeri sınırları ve organizasyonu içerisinde yürütülen işler için önem taşır. Yoksa birbirinden ayrı işyerlerinde farklı işkoluna giren işler yapılıyorsa asıl iş yardımcı iş kavramı geçerli olmaz. Alt işveren işçileri ise, alt işverene ait bağımsız işyeri çalışanları olduklarından, bağlı bulundukları işkolunun, asıl işverenden ayrı olarak belirlenmesi gerekir. Nitekim 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4. maddesinin gerekçesinde “Bir işyerinde yürütülen yardımcı işin alt işveren tarafından üstlenilmesi halinde, bu iş artık asıl işveren yönünden yardımcı iş olarak kabul edilemez. Bu işler alt işveren bakımından asıl iş kabul edilir ve işkolu buna göre belirlenir” şeklinde anılan durum açık olarak belirtilmiştir.

    DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ... Sendikası vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili; davacı sendika tarafından 16/01/2014 tarih ve 68 sayılı yazı ile davalı T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na davalı işyerinin ve burada çalışan işçilerin işkolunun tespiti için başvurulduğunu, davalı Bakanlık'ın yaptığı inceleme sonunda, hastane binası ve çevresinin genel temizlik hizmetleri, hastane otomasyon ve veri giriş, bilgi sistemleri ve kurulacak bilgi sistemlerinin yürütülmesi işlerinin İş Kolları Yönetmeliği'ndeki 20 nolu "Genel İşler" koluna girdiğinin tespit edildiğini, Bakanlık'ın 2014/31 sayılı bu tespit tararının 16/05/2014 tarih ve 29002 sayılı Resmi Gazete'de yayınlandığını, tespit yapılan hastanede davalı şirkete bağlı olarak çalışan işçilerin sağlık hizmetleri yaptığını, sağlık ve yardımcı sağlık hizmetlerinde çalıştırıldıklarını, bu işçilerin işe alınması, çıkarılması, denetimi, gözetimi, çalışma şartları, çalışma saatleri vs.tüm yetkilerin asıl işveren olan hastanelerde olduğunu, 6356 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 5.maddesine ve İş Kolları Yönetmeliği'ne göre hastanelerin sağlık işkoluna girdiğini, "Hastaneler...bakım ve dinlenme evleri, doğum ve çocuk bakımevleri, kreşler...gibi sağlık kuruluşları ve benzerleri ile her türlü sağlık işleri"nin Yönetmelik'in 17 nolu "Sağlık ve Sosyal Hizmetler" işkoluna gireceğinin tespit edildiğini, bazı işlerin ihaleyle başka şirkete verilmiş olmasının yapılan işi ve işyerini değiştirmeyeceğini, Hastane Baştabipliği ile ihaleyi alan şirketler arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaa olduğunu belirterek, davalı T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 16/05/2014 tarih ve 29002 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2014/31 karar sayılı işkolu tespit kararının iptali ile davalı işyerlerinin ve yapılan işlerin İş Kolları Tüzüğü'nün 17 nolu "Sağlık ve Sosyal Hizmetler" iş koluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı ... Müteahhitlik Yemekçilik Temizlik Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili davalı şirket bünyesinde diğer davalı işyerinde çalışan personelin tümünün temizlik işçisi olup, tek yaptıkları işin rutin günlük temizlik işleri olduğunu, işçilerin hiç bir zaman hasta bakımı, hasta kabul-taburcu, polikliniklerde sekreterlik ya da hasta bilgilendirme gibi işleri yapmadıklarını, şirketin sunduğu temizlik hizmetinin hastanenin sunulan sağlık hizmeti ile bir tutulmasının ve şirket işçileri ile hasta bakım ve tedavi işlerinde çalışan diğerlerinin aynı iş kolunda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... İş Sendikası vekili, tespite konu işyerlerinde yapılan asıl işin temizlik olup, bunun İşkolları Yönetmeliği'nin 20.sırasında yer alan "Genel İşler" işkoluna girdiğini, işkolu tespitine konu işyerinde, alt işveren konumunda olan ... Müteahhitlik'in asıl işveren olan Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde yardımcı iş mahiyetinde olan temizlik işlerini ihale ile aldığını ve işçilerin çoğunluğunu temizlik işlerinde istihdam ettiğini, benzer bir olayda T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanığı'nın hizmet alım yoluyla ... Boztepe Devlet Hastanesi, ... Diş Hastanesi ve ... Devlet Hastanesi'nde faaliyet gösteren Cantem Ltd. Şirketinde yapılan işlerin 20 nolu "Genel İşler" işkoluna girdiğinin tespitine ilişkin 28//06/2006 tarihli kararına yine davacı Sendika tarafından yapılan itiraz sonucu Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin bu işyerlerinin "Sağlık" işkoluna girmediğine, "Genel İşler" işkoluna girdiğine karar verdiğini, davacının bu işyerlerinde yapılan işlerin sağlık hizmetini tamamlayıcı, yardımcı sağlık hizmetleri olduğu iddiasının hukuki ve yasal geçerliliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Belediye-İş Sendikası Genel Başkanlığı vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle reddi gerektiğini, bir işyerinin girdiği işkolunun tespitinde, yapılan işin niteliğine bakılması gerektiğini, tespite konu işyerlerinde yapılan işlerin de Yönetmelik hükümlerine göre "Genel İşler" işkolunda bulunması gereken işler olduğunu, zira, Bakanlık tarafından yapılan tespitte, işyerlerinde yapılan işin genel temizlik işleri olduğunun açıkça ifade edildiğini, davaya konu işyerlerinde faaliyet gösteren davalı işverenin bir alt işveren olduğunu, ortada usul ve kanuna uygun bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili, davanın süresine açılmadığından reddi gerektiğini, itiraz kapsamında, davalı ... Müteahhitlik'in ... Kamu Hastaneleri Birliğinde, yüklenmiş olduğu malzemesiz genel temizlik (ilaçlama, bahçe temizlik bakım ve düzenlemesi dahil) hizmet alımı işinin İşkolları Yönetmeliği'nin 20.sırasında yer alan "Genel İşler" İşkoluna girdiğini, bu hususların iş müfettişleri tarafından düzenlenen rapor ile tespit edildiğini, iş müfettişlerine ibraz edilen işçi listesinde yer alan işçilerin mesleklerinin de temizlik olarak belirtildiğini, işkolu tespit kararı verilirken yalnızca yapılan işin niteliğinin dikkate alındığını, bu itibarla Bakanlık tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar Dairemizin 28/03/2018 tarihli ilâmıyla araştırmaya yönelik olarak bozulmuş, bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile “Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 16/05/2014 tarih ve 29002 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2014/31 Karar nolu iş kolu tespit kararında yer alan şirket tarafından hizmet ihalesi ile alınan ... Kamu Hizmetleri birliği (bu kurumun ihale ile verdiği hasta bakım hizmetleri yönünden) iş yerinde yapılan işlerin 20 nolu "Genel İşler" iş koluna girdiğine dair kararın iptali ile, bu iş yerlerinin ve yapılan işlerin iş kollarının tüzüğünün 17 nolu "sağlık ve sosyal hizmetler" iş koluna girdiğinin tespitine” karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı davalılar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ... Sendikası temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraza ilişkindir.
    Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre, işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, bu tespite karşı ilgililer, onbeş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür.
    6356 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, işkolları, Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Yine aynı maddede, bir işkoluna giren işlerin neler olacağının, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak, yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
    İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır.
    İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir.
    İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (TUNCAY, A. Can/SAVAŞ KUTSAL: Burcu, Toplu İş Hukuku, ... 2015, s.41; SUR, Melda: İş Hukuku Toplu İlişkiler, ... 2017, s.88).
    İşkolu tespit davalarında, her işverenin işyerinin bağımsız işyeri olarak kabul edilip, o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibarıyle işkolu tespiti gerekir. Alt işverenin işkolu tespiti asıl işverenin yaptığı işe göre belirlenmez. Alt işverenin işkolu tespitinin, asıl işverenden ayrı olarak yapılması gerektiği gibi, alt işverene ait işyerinde yapılan işlerin, asıl işverene ait işyerinde yapılan işlere yardımcı iş olarak değerlendirilmesi de doğru olmaz. 6356 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde öngörülen, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin de, asıl işin dâhil olduğu işkolundan sayılacağı kuralı, bir işyeri sınırları ve organizasyonu içerisinde yürütülen işler için önem taşır. Yoksa birbirinden ayrı işyerlerinde farklı işkoluna giren işler yapılıyorsa asıl iş yardımcı iş kavramı geçerli olmaz. Alt işveren işçileri ise, alt işverene ait bağımsız işyeri çalışanları olduklarından, bağlı bulundukları işkolunun, asıl işverenden ayrı olarak belirlenmesi gerekir. Nitekim 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4. maddesinin gerekçesinde “Bir işyerinde yürütülen yardımcı işin alt işveren tarafından üstlenilmesi halinde, bu iş artık asıl işveren yönünden yardımcı iş olarak kabul edilemez. Bu işler alt işveren bakımından asıl iş kabul edilir ve işkolu buna göre belirlenir” şeklinde anılan durum açık olarak belirtilmiştir.
    Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazları değerlendirilmelidir.
    Somut uyuşmazlıkta; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 16/05/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2014/31 sayılı karara göre “... Müteahhitlik Yemekçilik Temizlik Gıda Petrol Ürünleri Otomasyon Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.’de Bakanlığımızca yapılan incelemede; yapılan hizmet alım sözleşmesi ile ... adresinde bulunan işyerinde temizlik ve hasta bakım hizmetleri .... işlerinin yapılması, bu nedenle yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliği’nin 20 sıra numaralı “Genel işler” işkolunda” yer aldığına dair işkolu tespit kararı verilmiştir.
    İnceleme konusu davada, davalı ... Müteahhitlik Yemekçilik Temizlik Gıda Petrol Ürünleri Otomasyon Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin, Alanya Devlet Hastanesi işyerinde hizmet alım sözleşmesi ile faaliyet gösterdiği, hizmet alım sözleşmesinde iş tanımının “Malzemesiz genel temizlik (ilaçlama, bahçe temizlik bakım ve düzenlemesi dahil) hizmetleri ile hasta bakım hizmetleri” olarak belirtildiği, işveren tarafından da işçilerin tamamının temizlik personeli olduğunun bildirildiği görülmektedir.
    Diğer taraftan bozmadan sonra mahallinde icra edilen keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda ise işçilerin bir kısmının temizlik işleri personeli olduğu, büyük kısmının ise hizmetli olarak görev yaptığı belirtilmiştir. Mahallinde dinlenilen bir kısım işçinin beyanından ise, işçiler tarafından ağırlıklı olarak destek hizmeti faaliyeti yürütüldüğü, az sayıda personelin ise temizlik faaliyetini icra ettiği anlaşılmaktadır.
    İşkolları Yönetmeliğine ekli listeye göre ise gerek “Binaların genel temizliği” gerekse “Tesis bünyesindeki kombine destek hizmetleri” faaliyetleri “Genel işler” işkoluna dahil olduğundan, Bakanlık tarafından yapılan işkolu tespiti isabetlidir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
    Belirtilen sebeplerle 6356 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
    HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
    1-Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2- Davanın REDDİNE,
    3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 59,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 34,10 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
    4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı ... Sendikası'nın yaptığı 150,80 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile ilgili davalıya ödenmesine,
    5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 4.080,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
    6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Sendikası'na iadesine, 14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ