• İŞE BAŞLAMA İSTEMİNDE SAMİMİ OLMAMA


    YARGITAY
    22. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2011/6908
    2011/2518
    10.10.2011
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/18-21
     
    • İŞE BAŞLAMA İSTEMİNDE SAMİMİ OLMAMA
     
      ÖZETİ İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez
    davacının işverene işe başlama talebiyle 18.09.2006 tarihinde başvurduğu, işverenin 16.10.2006 tarihinde başlatılacağı yolunda ihtar gönderdiği dosya kapsamından sabittir. Davacının 16.10.2006 tarihinde işyerine avukatıyla birlikte gittiği, işyerine alınan diğer doktorla birlikte çalışamayacağı, masasının değiştirildiği, verilen masanın hemşire masası olduğu iddiasıyla işe başlamadığı işyerinde düzenlenen tutanak ve davacı tanıklarının beyanlarından anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının aynı tarihte Sağlık Müdürlüğünde part time olarak işe gireceğine dair dosyaya sunulmuş yazı da mevcuttur. Davacının masasının değiştirildiği, hemşirenin kullandığı masanın kendisine verildiği iddiası iş şartlarında değişiklik ya da ağırlaştırma olarak kabul edilemez, işyerinde başka bir hekimin daha istihdam edilmesi de ihtiyaçla ilgili bir durumdur, iki doktorun bir arada çalışmasında hukuka aykırı bir durum yoktur.
    Tüm olaylar birlikte değerlendirilip davacının aynı gün Sağlık Müdürlüğünde işe başlayacağına dair yazı da dikkate alındığında davacının işe başlama başvurusunun samimi olmadığı, gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde işe iade davasının parasal sonuçlarından yararlanmak için başvuruda bulunduğu açık olduğundan davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
     
                   


    DAVA                                    :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
                                         Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
                                         Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Ü.Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin işe iade kararının kesinleşmesinden sonra işverene başvurduğunu, işe başlatılacağı bildirilmesine rağmen işverenin kötü niyetli davrandığını, eski koşullarda işe başlatmadığını ileri sürerek kıdem-ihbar tazminatları, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ödetilmesini istemiştir.
     Davalı vekil, 16.10.2006 günü 08.30-13:30 saatleri arasında görev başında bulunması gereken davacının saat 10.00’da avukatı ile birlikte işyerine geldiğini, işyerinde avukatının da kendisiyle birlikte aynı odada oturacağını beyan ettiğini, kendisine ayrılan masaya itirazda bulunduğunu, diğer işyeri hekimi varken çalışmayacağını bildirerek, saat 11.30’da işyerini terk ettiğini, davacının çalışma şartlarında değişiklik ya da ağırlaştırma olmadığını, sözü edilen ikinci hekimin yasal zorunluluk olarak istihdam edildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece kıdem tazminatı dışındaki istekler hüküm altına alınmıştır.
    İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez.
    Somut olayda; davacının işverene işe başlama talebiyle 18.09.2006 tarihinde başvurduğu, işverenin 16.10.2006 tarihinde başlatılacağı yolunda ihtar gönderdiği dosya kapsamından sabittir. Davacının 16.10.2006 tarihinde işyerine avukatıyla birlikte gittiği, işyerine alınan diğer doktorla birlikte çalışamayacağı, masasının değiştirildiği, verilen masanın hemşire masası olduğu iddiasıyla işe başlamadığı işyerinde düzenlenen tutanak ve davacı tanıklarının beyanlarından anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının aynı tarihte Sağlık Müdürlüğünde part time olarak işe gireceğine dair dosyaya sunulmuş yazı da mevcuttur. Davacının masasının değiştirildiği, hemşirenin kullandığı masanın kendisine verildiği iddiası iş şartlarında değişiklik ya da ağırlaştırma olarak kabul edilemez, işyerinde başka bir hekimin daha istihdam edilmesi de ihtiyaçla ilgili bir durumdur, iki doktorun bir arada çalışmasında hukuka aykırı bir durum yoktur.
    Tüm olaylar birlikte değerlendirilip davacının aynı gün Sağlık Müdürlüğünde işe başlayacağına dair yazı da dikkate alındığında davacının işe başlama başvurusunun samimi olmadığı, gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde işe iade davasının parasal sonuçlarından yararlanmak için başvuruda bulunduğu açık olduğundan davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine 10.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ