• EMEKLİLİĞİ HAK EDEN İŞÇİ


    YARGITAY
    22. HUKUK DAİRESİ
     
    Esas No.
    Karar No.
    Tarihi:
    2013/37043
    2014/341
    20.01.2014
    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK. /18-21
       
    • EMEKLİLİĞİ HAK EDEN İŞÇİ
    • İŞE İADE TAZMİNATININ DÖRT AY OLARAK BELİRLENMESİNİN GEREKMESİ
    •  
     
    ÖZETİ 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup, sözkonusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356  sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
                Dosya içeriğine göre; söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının emekliliğe hak kazanmış olmasına göre davacının dört  aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir
     
                 


    DAVA :           Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
                             Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
                            Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
                            Davacı O. S. adına Avukat N. S. K. ile davalı Kale Kilit ve Kalıp San. A.Ş. adına Avukat M. N. D. aralarındaki dava hakkında   Bakırköy 4. İş  Mahkemesinden verilen 13.02.2013 tarihli, 2012/418 esas, 2013/99 karar sayılı kararı, Dairemizin 17.05.2013 günlü ve 2013/8409 esas, 2013/ 11286 karar sayılı ilamıyla  BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA VE DAVANIN KABULÜ İLE DAVACININ İŞE İADESİNE karar verilmiştir. Davacı avukatınca; davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesine rağmen davacı lehine boşta geçen süre ücretine hükmedilmediği ve  bu yönden kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle kararın ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla, yapılan incelemede, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davacı için boşta geçen süre ücretine  hükmedilmemesinin açık bir maddi hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Yücesoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi ve Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verildi.
                Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
                Davalı işveren, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
                Mahkemece, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
                Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
                Davalı işverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
                Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
                4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup, sözkonusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356  sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
                Dosya içeriğine göre; söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının emekliliğe hak kazanmış olmasına göre davacının dört  aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
    Belirtilen nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddine, davalının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
                SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
                1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
                2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞE İADESİNE,
                3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört   aylık ücreti olarak belirlenmesine,
                4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve  kıdem  tazminatının  bu  alacaktan  mahsubuna,
                5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
                6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
                7-Davacı tarafından yapılan 128,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
                8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ