• BİLİRKİŞİNİN HAKİMİN TAKTİRİNDEKİ HAKKANİYET İNDİRİMİNİ YAPMASININ BİLİRKİŞİLİK GÖREVİNİN AŞILMASI ANLAMINA GELDİĞİ

    İlgili Kanun / Madde
    1475 S. İşK/14
    4857 S. İşK/41

    T.C
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ

    Esas No. 2017/8716
    Karar No. 2018/15819
    Tarihi: 13.09.2018

    l BİLİRKİŞİNİN HAKİMİN TAKTİRİNDEKİ HAKKANİYET İNDİRİMİNİ YAPMASININ BİLİRKİŞİLİK GÖREVİNİN AŞILMASI ANLAMINA GELDİĞİ
    l HAKKI ORTADAN KALDIRAN ÖDEME BELGELERİNİN YARGILAMANIN HER AŞAMASINDA İLERİ SÜRÜLEBİLECEĞİ

    ÖZETİ: Bilirkişinin görevi Mahkemenin talebine göre hesap yapmaktır. Dava dosyasında bilirkişi 27.01.2014 tarihli raporunda görevini fazlasıyla aşarak Hakimin takdirindeki hakkaniyet indirimine müdahale etmiş, hiç bir görev ve hakkı olmadığı halde gerekçeler koyarak kendisince takdiri indirim oranları belirtmiş ve sonuç olarak hesaplamada kendi belirttiği takdiri indirimler yaparak neticeye gitmiştir.
    Yukarıda belirtildiği üzere bilirkişinin bu şekilde takdiri indirim yapması Hakimin görevine müdahale olup bilirkişilik görevinin aşılmasıdır. Kabul edilemez.
    Dosyaya sunulan fazla mesai alacağına ilişkin ödeme belgeleri Mahkemece süresinde sunulmadığı gerekçesiyle dikkate alınmamış ise de ödeme belgelerinin hakkı ortadan kaldıracak nitelikte olmaları itibarıyla temyiz dahil yargılamanın her aşamasında sunulabileceği hem Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun hem Dairemizin kabulünde olup Mahkemece, inkar görmeyen fazla mesai ödemeleri mahsup edilmeden hüküm kurulması hatalıdır.

    DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    A) Davacı İsteminin Özeti: 
    Davacı vekili, davacının 01.07.2008-15.02.2013 tarihleri arasında davalı şirketin Terme yerleşkesinde "beton pompa operatörü" olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 15.02.2013 tarihi itibariyle sigorta çıkışı yapılarak ihbar önellerine uyulmaksızın ve bir neden gösterilmeksizin feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının iş akdinin aynı işyerinde çalışan amirine karşı sözlü ve fiziki saldırıda bulunması ve işyerinin çalışma düzenini bozması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, HMK'nun 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası açılamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, davacının 01.07.2008-15.02.2013 tarihleri arasında çalıştığı, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile dosyaya ibraz ettiği fazla mesai ödemesine ilişkin belgeler, davanın basit yargılama usulüne tabi olması, savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesi ile başlaması, HMK'nun 318. maddesine göre davalının elindeki delillerini cevap dilekçesi ile sunmak zorunda olması, davacı vekilinin davalı vekilinin yeni delil sunmasına muvafakat etmememesi nedeniyle fazla mesai ödemesine ilişkin belgelere itibar edilmediği, iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli sebeple ancak İş Kanunu'nda belirtilen fesih usulüne ve bildirim sürelerine uyulmadığından haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına ilişkin davalı tarafça dosyaya süresinde yazılı delil sunulmadığından davacının tanık Yaşar Kutluer'in beyanları ile söz konusu alacaklarını ispatladığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı, davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir. 
    E) Gerekçe: 
    1- Bilirkişinin görevi Mahkemenin talebine göre hesap yapmaktır. Dava dosyasında bilirkişi 27.01.2014 tarihli raporunda görevini fazlasıyla aşarak Hakimin takdirindeki hakkaniyet indirimine müdahale etmiş, hiç bir görev ve hakkı olmadığı halde gerekçeler koyarak kendisince takdiri indirim oranları belirtmiş ve sonuç olarak hesaplamada kendi belirttiği takdiri indirimler yaparak neticeye gitmiştir.
    Yukarıda belirtildiği üzere bilirkişinin bu şekilde takdiri indirim yapması Hakimin görevine müdahale olup bilirkişilik görevinin aşılmasıdır. Kabul edilemez.
    Mahkemenin bilirkişiyi bu konuda uyarmaması hatalıdır. Ancak bilirkişinin hatalı işlemi ve Mahkemenin bu raporda belirtilen takdiri indirim oranlarına itibar etmesi davacı temyizi olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
    2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    3- Dosyaya sunulan fazla mesai alacağına ilişkin ödeme belgeleri Mahkemece süresinde sunulmadığı gerekçesiyle dikkate alınmamış ise de ödeme belgelerinin hakkı ortadan kaldıracak nitelikte olmaları itibarıyla temyiz dahil yargılamanın her aşamasında sunulabileceği hem Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun hem Dairemizin kabulünde olup Mahkemece, inkar görmeyen fazla mesai ödemeleri mahsup edilmeden hüküm kurulması hatalıdır.
    4- Mahkeme HMK'nun 297/2. maddesi uyarınca tüm talepler hakkında hüküm kurulması zorunludur. Mahkemece, gerekçede yer verilen yıllık izin alacağı hakkında hüküm kurulmaması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 
    F) SONUÇ:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ