• ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ

    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK/2

    T.C
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ

    Esas No. 2021/8810
    Karar No. 2021/13059
    Tarihi: 28.09.2021

    lASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ
    lASIL İŞİN BÖLÜNEREK ALT İŞVERENE VERİLMESİNİN KOŞULLARI
    lYARDIMCI İŞ

    ÖZETİ: Yönetmeliğin 11. maddesine göre; (1) işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren iş, mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsurlarından olan, işin niteliği gereği işletmenin kendi uzmanlığı dışında ayrı bir uzmanlık gerektiren iştir. (2) İşverenin kendi işçileri ve yönetim organizasyonu ile mal veya hizmet üretimi yapması esastır. (3) Ancak asıl iş;a) İşletmenin ve işin gereği,b) Teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi, şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde bölünerek alt işverene verilebilir.(4) Asıl işin bir bölümünde iş alan alt işveren, üstlendiği işi bölerek bir başka işverene veremez.
    Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 3. maddesinde yardımcı iş; “işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iş” şeklinde tanımlanmıştır.
    Yukarıdaki açıklamalar ışığında Mahkemece davalı iş yerinde keşif yapılıp, davacının davalı iş yerinde yaptığı iş tespit edilerek, yukarıda anılı Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 3. maddesinde belirtilen yardımcı iş tanımı da göz önüne alınarak bu tanım çerçevesinde davacının yaptığı işin asıl iş kapsamında olup olmadığı hususu teknik yönden detaylı şekilde incelenmek suretiyle, davalı ile alt işverenler arasında muvazaa olgusunun bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının, davalı Türk Şeker Fabrikası ... Makina Fabrikası bünyesinde ihale yolu ile hizmet satın alınan alt işveren firmalar nezdinde meydan hizmetlerinde asıl iş kapsamında çalıştığını, işyerinde yetkili Sendika olan Şeker-İş Sendikası'na 05.12.2017 tarihinden itibaren üye olduğunu, davalı işveren ile Şeker İş Sendikası arasında bağıtlanan Toplu İş Sözleşmelerinden yararlanması gerektiğini, davacı ile benzer şekilde çalışan işçilerin açtığı davalarda muvazaa iddiasının kabul edildiğini ileri sürerek 19.03.2018 tarihinden dava tarihine kadar olan döneme ilişkin olmak üzere toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücret farkı, ilave tediye ,şeker ikramiyesi (akdi ikramiye), kıdem zammı, giyim yardımı, sosyal yardım, şeker yardımı, aile yardımı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi anlamında teknolojik ve uzmanlık gerektiren işlerin alt işverenlere verildiğini, hizmet alım sözleşmelerinde muvazaa bulunmadığını, davacı işçinin alt işveren işçisi olduğunu ve mevcut toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    İlk Derece Mahkemesince dava dışı ... adlı işçinin davacı gibi meydan hizmetlerinde çalıştığı, bu işçi tarafından açılan ... 2. İş Mahkemesinin 2016/118 esas 2017/177 karar sayılı dosyasında muvazaa iddiasının kabul edildiği ve bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2017 tarih 2017/1982 esas 2017/3206 karar sayılı ilamı ile kesinleştiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu:
    İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
    Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı ile dava dışı alt işveren arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
    4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. fıkrasına göre, “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
    Aynı maddenin 7. fıkrasına göre ise, “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.”
    27.09.2008 tarihli ve 27010 (RG) sayılı Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin 3. maddesine göre muvazaa, İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini, daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini, asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini, kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri ihtiva eden sözleşmeyi ifade eder.
    Yönetmeliğin 11. maddesine göre; (1) işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren iş, mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsurlarından olan, işin niteliği gereği işletmenin kendi uzmanlığı dışında ayrı bir uzmanlık gerektiren iştir. (2) İşverenin kendi işçileri ve yönetim organizasyonu ile mal veya hizmet üretimi yapması esastır. (3) Ancak asıl iş;
    a) İşletmenin ve işin gereği,
    b) Teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi, şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde bölünerek alt işverene verilebilir.
    (4) Asıl işin bir bölümünde iş alan alt işveren, üstlendiği işi bölerek bir başka işverene veremez.

    Aynı Yönetmeliğin “Muvazaanın incelenmesi” başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasına göre; Muvazaanın incelenmesinde özellikle;
    a) Alt işverene verilen işin, işyerinde asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin yardımcı işlerinden olup olmadığı,
    b) Alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olup olmadığı,
    c) Alt işverenin daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kişi olup olmadığı,
    ç) Alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığı,
    d) İstihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığı,
    e) Alt işverene verilen işte asıl işveren adına koordinasyon ve denetimle görevlendirilenlerden başka asıl işverenin işçisinin çalışıp çalışmadığı,
    f) Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin iş hukukunun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığı,
    g) Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut mevzuattan kaynaklanan bireysel veya kolektif haklarını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik yapılıp yapılmadığı, hususları göz önünde bulundurulur.
    Dosya içeriğine göre, davacının, dava konusu 19.03.2018-26.06.2018 tarihleri arasında; 14.03.2017 tarihli ‘’Fabrika İmalatlarının Fabrika Sahasında Tahmil ve Tahliye Hizmetlerinin Alım İhalesi’’ kapsamında dava dışı Aydeniz Ltd. Şti nezdinde çalıştığı, hizmet sözleşmesinde yapılacak işin fabrika imalatlarının fabrika sahasında taşınması, istiflenmesi ve fabrikaya gelen-giden malzemelerin yüklenmesi ve boşaltılması işlemlerinin 12 ay süreli olarak 24 kişi ile yapılması işi olduğu, keza davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. ile dava dışı ...Temizlik Gıda Ltd.Şti arasında imzalanan 21.03.2018 tarihli ihale konusu işin de aynı nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça 03.12.2018 havale tarihli müzekkere cevabında davacının davalı iş yerinde meydan servisinde piyasadan gelen işlerin boşaltılması, yüklenmesi, resim nolarının parça üzerine vurulması işlerinde yardımcı işçi olarak çalıştığı belirtilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, herhangi bir araştırma yapılmaksızın, emsal dosya dikkate alınarak, sadece fark ücret hesaplamalarına yönelik alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Davalı iş yeri ile ilgili Yargıtay incelemesinden geçen ... 2.İş Mahkemesi'nin 2019/121 esas 2019/ 702 karar sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde, davacısının ..., davalısının eldeki dosya davalısı Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi olduğu, davacı vekilinin eldeki dosya davacı vekili ile aynı olduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davacı ... ile eldeki dava davacısı ...'ın meydan bölümünde forklift operatörü olarak çalıştığının belirtildiği, mahkemece davalı işyerinde keşif yapılarak davanın kabulüne dair karar verildiği, davalı tarafın bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davalı tarafın temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay (Kapatılan) 22.Hukuk Dairesi'nin 2020/677 esas 2020/5449 karar sayılı ilamı ".. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 3. maddesinde yardımcı iş; “işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iş” şeklinde tanımlanmış olup, bu tanım çerçevesinde davacının yaptığı işin asıl iş kapsamında olup olmadığı hususunun teknik yönden detaylı şekilde incelenmek suretiyle muvazaa olgusunun bulunup bulunmadığı hususunun kapsamlı biçimde değerlendirilerek neticesine göre yeniden karar verilmesi gerektiği" belirtilerek bozulduğu görülmüştür. Eldeki dosya davacısının yukarıda anılı ... 2.İş Mahkemesi'nin 2019/121 esas sayılı dosya davacısı ile aynı hizmet sözleşmeleri kapsamında çalıştığı anlaşılmıştır.
    Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 3. maddesinde yardımcı iş; “işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iş” şeklinde tanımlanmıştır.
    Yukarıdaki açıklamalar ışığında Mahkemece davalı iş yerinde keşif yapılıp, davacının davalı iş yerinde yaptığı iş tespit edilerek, yukarıda anılı Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 3. maddesinde belirtilen yardımcı iş tanımı da göz önüne alınarak bu tanım çerçevesinde davacının yaptığı işin asıl iş kapsamında olup olmadığı hususu teknik yönden detaylı şekilde incelenmek suretiyle, davalı ile alt işverenler arasında muvazaa olgusunun bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    Sonuç:
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/09/2021tarihinde oybirliği ile karar verildi.


     

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ