Kategorideki yazılar

60.Sayı-Çalışma ve Toplum


  Gökhan ATILGAN Öz: Bu makale, Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları adlı eserinin Türkiye burjuvazisi hakkında yapılacak çalışmalara sağlayabileceği katkılar üzerinedir. Memleketimden İnsan Manzaraları’nda Kurtuluş Savaşından İkinci Dünya Savaşına kadar geçen tarihsel dönemde rol alan yedi farklı burjuva karaktere yer verilir. Nâzım Hikmet, eserinde, dönemin Türkiye’sini ve dünyasını Türkiye burjuvazisini temsil etmek üzere yarattığı bu …

  Ziya ÖNİŞ[1]* Ezgi ÖZÇELİK[2]** Öz: Bu çalışmanın amacı, ekonomik eşitsizlik araştırmalarında giderek daha çok ilgi çekmeye başlayan servet eşitsizliği olgusuna dair güncel verileri değerlendirmek ve bu olgunun küreselleşmeye ve demokrasinin geleceğine yönelik olumsuz etki ve yansımalarını tartışmaktır. Servet eşitsizliği sorununun gelişmiş “küresel kuzey” ve yükselen “küresel güney” ülkelerinin ortak sorunu olduğu çalışmamızda açıkça vurgulanmaktadır. …

A. Erinç YELDAN[1]* Öz: Bu çalışmada bölüşüm, sermaye birikimi ve iktisadi büyüme üzerine üç almaşık iktisadi düşünce paradigması –neoklasik, Marxgil ve yeni-Keynesçi (Kaldorgil), bağlamında gerek kuramsal, gerekse ampirik düzeyde tartışılmaktadır. Türkiye ekonomisinin güncel verilerinden hareketle, ulual ekonominin uzun dönem farkıl / almaşık düşüngülerin varsayımları altında denge patikası oluşturulmakta ve karşılaştırılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Neoklasik büyüme, Marxgil …

  C. P. CHANDRASEKHAR[1]* Jayati GHOSH[2]** Abstract: In this paper we dwell on the post-2009 crisis episode of the global economy and discuss how the legitemacy of global capitalism had been undermined. We argue that the crisis had questioned the solvency of many financial institutions including some banks, necessitating a massive bail-out, which included bank …

Sermeye Hareketleri ve Türkiye’nin Beş Krizi Korkut BORATAV[1]* Öz: 1989 yılında sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesinin ardından Türkiye sermaye girişlerindeki ani durma ve canlanmalar sonucunda 1994, 1998-99, 2001, 2008-2009 yıllarında ve Mart (ya da alternatif olarak Ağustos) 2018 başlamış olan ve halen sürmekte olan beş kriz yaşadı. Önceki dört krizi ve etkilerini başka çalışmalarımda inceledim. Bu çalışmanın …

Özgür ORHANGAZİ[2]* Öz: Türkiye ekonomisi 2000’li yıllarda büyük bir yapısal dönüşüm yaşamış ve tarımın milli gelir ve istihdam içerisindeki payı hızlı bir biçimde düşmüştür. Bu süreçte proleterleşme artmış ve Türkiye giderek daha fazla bir ‘ücretliler toplumu’ haline gelmiştir. Ne var ki ekonominin ve özellikle sanayi sektörünün istihdam yaratma kapasitesi görece düşük kalmıştır. Bunun sonucu yüksek …

Anıl DUMAN[1]* Öz: Bireysel gelir dağılımı ve ilgili sosyal politikalar hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için özellikle son yıllarda sıkça çalışılan bir konudur. Fakat bireysel gelir dağılımı ile fonksiyonel gelir dağılımı arasındaki ilişki ve Türkiye gibi ülkelerde zaman içerisindeki farklı seyirleri yeterince araştırılmamıştır. Türkiye’de 1990’ların ortasından itibaren emeğin gelirden aldığı pay hızla düşmüş …

Pınar BEDİRHANOĞLU[1]* Öz: 2000’li yıllar dünya kapitalizminin siyasi ve sınıfsal çelişkilerinin, başka politikaların yanı sıra, artan hanehalkı borçlanması yoluyla idare edilmeye çalışıldığı yıllardır. ABD’nin 2000’lerin başından itibaren uyguladığı parasal genişleme politikalarından beslenen bu sürecin, 2013’ten itibaren yine ABD’deki para politikası değişiklikleriyle sonuna gelinmiş görünmektedir. Bu makale, son yıllarda dünya çapında artan otoriterleşme eğilimlerini bu tarihsel …

Ömer Faruk ÇOLAK[1] Öz: Küreselleşme 1980’li yıllardan başlayarak, hizmet ve para ticaretinin serbestleşmesi olarak dünyayı egemenliği altına almıştır. Bu egemenlik, 1990’lı yıllarda iyice hissedilmiştir. Ülkelerin hızlı büyüme istediği finansal para akımını küreselleşme sürecinde hızlandırmıştır. Ülkeler hızla borçlanırken, fon akımı fazlası olan ülkelerde de özel kesim, hanehalkı ve kamu borçlanmasını artırmıştır. Bu durum menkul ve gayrimenkul …

Serdal BAHÇE[1]* Ahmet Haşim KÖSE[2]** Öz: Türkiye Ekonomisi çok uzun bir süredir yapısal bir krizin içinde debelenmektedir. Bu yapısal kriz tekil makroiktisadi değişkenlerin oynaklığından ziyade Türkiye kapitalizminin dünya kapitalizmine eklemlenme tarzından kaynaklanmaktadır. Son bir yıldır yapısal krizin tüm eğilimleri açıkça ortaya çıkmış durumdadır. Yapısal krizin bir sermaye birikimi krizi olduğu bazı yapısal değişkenlerin gidişatından bellidir. …